‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/8465 K.2016/12789

Esas No: 2016/8465 · Karar No: 2016/12789 · Karar Tarihi: 21.09.2016
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın suç eşyasını kabul etmekten dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1 ve 52. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve adli para cezasına çarptırılması, tekerrüre esas mahkumiyetin bulunup bulunmadığıdır. Mahkeme: Tekerrüre esas bir mahkumiyet olmadığı gerekçesiyle, 12/02/2014 tarihli Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi hükmünün kaldırılmasına, diğer bölümlerin aynen korunmasına karar verdi.
Suç eşyasını kabul etmek suçundan sanık ...’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1 ve 52. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 100 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/535-532 sayılı ilâmı ile tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğundan bahisle aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2014 tarihli ve 2013/469 esas, 2014/106 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/05/2016 gün ve 1411-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/06/2016 gün ve 2016/229701 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında tekerrüre esas alınan Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2012 tarihli ve 2012/535-532 sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01/10/2015 tarihli ve 2015/22475-34626 sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verildiği, sanığın tekerrüre esas bir mahkumiyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, hükmolunan 6 ay hapis cezasının infazının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre yapılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulamasına esas alınan ERZİNCAN 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2012 gün ve 2012/535-532 sayılı, hükmün açıklanmasına ilişkin kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.10.2015 tarihli ve 2015/22475-34626 sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verildiği ve sanığın tekerrüre esas bir mahkumiyetinin bulunmaması nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ERZİNCAN) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 12.02.2014 gün ve 2013/469, 2014/106 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında kurulan hükümden, “Sanığın cezasının TCK'nın 58/6-7 maddeleri uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazını müteakip denetim altına alınmasına” ilişkin kısmın çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 21.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?