Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/1204 K.2018/6533
Özet: Uyuşmazlık, K. adlı sanığın hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlamasına ilişkin yargılamalarda, ortadaki delil ve kanun hükümlerinin yanlış uygulanıp uygulanmadığıdır. Mahkeme, sanığın mağdur tutumları ve kanun maddelerinin yorumlanması konusundaki hataları nedeniyle 21.05.2018 tarihli kararla hükümlerin kısmen bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi karşısında, sanığın muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları temin edilerek, kamera görüntüleri ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü veya Jandarma Komutanlığı Kriminal Dairesi Başkanlığına gönderilip, olaya ilişkin görüntülerin bulunduğu CD üzerinde, olanaklı ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle, bu görüntüler ile sanığın fotoğrafları arasında karşılaştırılma yapılmasının sağlanarak bahse konu görüntülerdeki kişilerin sanık olup olmadığına ilişkin rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Dosya kapsamına göre sanığın katılanın işyerine tornavida ile zorlayarak girdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-b. maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/2-d maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
b) 5275 sayılı Kanun’un ''Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri'' başlıklı 108. maddesinin 2. fıkrasında ''tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz'' hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm nedeniyle sanığın birden fazla tekerrüre esas alınabilecek sabıkasının bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği halde, üç ayrı ilamın birden tekerrüre esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 21.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi karşısında, sanığın muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları temin edilerek, kamera görüntüleri ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü veya Jandarma Komutanlığı Kriminal Dairesi Başkanlığına gönderilip, olaya ilişkin görüntülerin bulunduğu CD üzerinde, olanaklı ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle, bu görüntüler ile sanığın fotoğrafları arasında karşılaştırılma yapılmasının sağlanarak bahse konu görüntülerdeki kişilerin sanık olup olmadığına ilişkin rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Dosya kapsamına göre sanığın katılanın işyerine tornavida ile zorlayarak girdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-b. maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/2-d maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
b) 5275 sayılı Kanun’un ''Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri'' başlıklı 108. maddesinin 2. fıkrasında ''tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz'' hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm nedeniyle sanığın birden fazla tekerrüre esas alınabilecek sabıkasının bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği halde, üç ayrı ilamın birden tekerrüre esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 21.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.