Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/1340 K.2018/197
Özet: (1) Uyuşmazlık, hırsızlık suçundan dolayı sanıkların mahkumiyet kararına karşı açtıkları temyiz talepleridir. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirdikten sonra, hem usulde hem de suçüstü gerekçelerle temyizlerin reddini ve bazı kararların bozulmasını komisyonun kararları doğrultusunda kabul ederek mahkumiyet hükümlerinin kanıtlanmış şekilde devam etmesini veya sınırlı dair bozulmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen hükmün, sanığın kovuşturma sırasında alınan ifadesinde bildirdiği ve aynı zamanda mernis adresi olan adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmakla, 10/06/2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra, 11/07/2013 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde, zararın faillerden hangisi tarafından giderildiğine bakılmaksızın, tazmin edilmesi gereken herhangi bir zarar kalmadığından, tazmine karşı çıkmayan faillerin tümü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinde tereddüt bulunmamaktadır. Bu itibarla; sanıklar ..., ... ve ... mağdura ait odunları çaldıktan sonra, kolluk görevlilerince şüphe üzerine sanık ...'e olay sorulduğunda, sanık ...'in odunları aldıklarını kabul ederek, kendiliğinden suça konu odunları getirip kolluk görevlilerine teslim ederek soruşturma aşamasında suça konu eşyanın tamamının mağdura iadesini sağlaması ve sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karşın iadeye karşı çıkmayan sanık ... hakkında da 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenine göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi uyarınca bozmanın temyiz istemi reddedilen sanık ...'ya da SİRAYETİNE, 24/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen hükmün, sanığın kovuşturma sırasında alınan ifadesinde bildirdiği ve aynı zamanda mernis adresi olan adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmakla, 10/06/2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra, 11/07/2013 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde, zararın faillerden hangisi tarafından giderildiğine bakılmaksızın, tazmin edilmesi gereken herhangi bir zarar kalmadığından, tazmine karşı çıkmayan faillerin tümü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinde tereddüt bulunmamaktadır. Bu itibarla; sanıklar ..., ... ve ... mağdura ait odunları çaldıktan sonra, kolluk görevlilerince şüphe üzerine sanık ...'e olay sorulduğunda, sanık ...'in odunları aldıklarını kabul ederek, kendiliğinden suça konu odunları getirip kolluk görevlilerine teslim ederek soruşturma aşamasında suça konu eşyanın tamamının mağdura iadesini sağlaması ve sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karşın iadeye karşı çıkmayan sanık ... hakkında da 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenine göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi uyarınca bozmanın temyiz istemi reddedilen sanık ...'ya da SİRAYETİNE, 24/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.