Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/31198 K.2016/10018
Özet: Uyuşmazlık, çocuk tarafından müştekinin emanete verdiği anahtarla kilitli bir arabayı çalıştırıp çalmasıyla ilgili hırsızlık suçunun nitelendirilmesiyle ilgilidir; mahkeme, bu eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2‑d maddesi kapsamında “taklit anahtarla kilidi açıp çalmak” şeklinde hırsızlık oluşturduğunu kabul ederek mahkumiyet hükmü verdi.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğun olay günü müştekiden yeğenine götürmek üzere teslim aldığı 09 AK 831 plakalı araç anahtarını müştekinin yeğenine götürmeyip park halinde bulunan kilitli vaziyetteki suça konu aracı çalıştırıp götürmesi biçimindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinde düzenlenen taklit anahtarla kilidini açıp çalmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-e maddesiyle mahkumiyet hükmü kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 25/05/2016 gününde oybirliğiyle (eleştiri yönünden oyçokluğuyla) karar verildi.
KARŞI GÖRÜŞ;
Aşağıda sunduğum nedenlerle sayın çoğunluğun suçun nitelendirilmesine ilişkin eleştiri gerekçesine katılmıyorum.
Somut olayda özetle; müşteki önceden tanıdığı suça sürüklenen çocuğa, suça konu aracın anahtarını yeğenine vermesi için emaneten verdiği, suça sürüklen çocuğun ise bu durumdan yararlanarak, müştekinin kendisine emaneten vermiş olduğu anahtar ile suça konu arabayı çalıştırıp çaldığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğu suça konu aracın anahtarını yasal ifadesiyle, haksız yere elde bulundurması veya aracı taklit bir anahtarla ya da diğer bir aletle kilidini açması veya çalıştırması sözkonusu olmadığından, TCK'nın 142/2-d maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı; ancak dosya içeriğine göre suça sürüklenen çocuğun kilitlenmek suretiyle koruma altına alınmış suça konu aracı, müştekinin kendisine emanete vermiş olduğu anahtar ile çalıştırarak çalması biçimindeki eylemi, aynı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 142/1-b maddesinde tanımlanan “herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ... muhafaza altına alınmış olan eşya...”nın, çalınması suçunu oluşturduğu halde, sayın çoğunluğun dosya içeriğiyle örtüşmeyen kabul ve yorumu ile eylemin TCK'nın 142/2-d maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğuna ilişkin görüşünün doğru olmadığını düşündüğümden bu yöndeki eleştiri gerekçesine katılmıyorum.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğun olay günü müştekiden yeğenine götürmek üzere teslim aldığı 09 AK 831 plakalı araç anahtarını müştekinin yeğenine götürmeyip park halinde bulunan kilitli vaziyetteki suça konu aracı çalıştırıp götürmesi biçimindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinde düzenlenen taklit anahtarla kilidini açıp çalmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-e maddesiyle mahkumiyet hükmü kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 25/05/2016 gününde oybirliğiyle (eleştiri yönünden oyçokluğuyla) karar verildi.
KARŞI GÖRÜŞ;
Aşağıda sunduğum nedenlerle sayın çoğunluğun suçun nitelendirilmesine ilişkin eleştiri gerekçesine katılmıyorum.
Somut olayda özetle; müşteki önceden tanıdığı suça sürüklenen çocuğa, suça konu aracın anahtarını yeğenine vermesi için emaneten verdiği, suça sürüklen çocuğun ise bu durumdan yararlanarak, müştekinin kendisine emaneten vermiş olduğu anahtar ile suça konu arabayı çalıştırıp çaldığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğu suça konu aracın anahtarını yasal ifadesiyle, haksız yere elde bulundurması veya aracı taklit bir anahtarla ya da diğer bir aletle kilidini açması veya çalıştırması sözkonusu olmadığından, TCK'nın 142/2-d maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı; ancak dosya içeriğine göre suça sürüklenen çocuğun kilitlenmek suretiyle koruma altına alınmış suça konu aracı, müştekinin kendisine emanete vermiş olduğu anahtar ile çalıştırarak çalması biçimindeki eylemi, aynı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 142/1-b maddesinde tanımlanan “herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ... muhafaza altına alınmış olan eşya...”nın, çalınması suçunu oluşturduğu halde, sayın çoğunluğun dosya içeriğiyle örtüşmeyen kabul ve yorumu ile eylemin TCK'nın 142/2-d maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğuna ilişkin görüşünün doğru olmadığını düşündüğümden bu yöndeki eleştiri gerekçesine katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.