Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/30748 K.2017/3421
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, bir burgün ve konut dokunulmazlığının ihlalinin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesine konu olduğu tespit ederek, sanıkların mağdura ait anahtarı kullanarak evine girmesiyle suç cezası ödeyip, 58/6-7. maddeye göre infaz rejiminde çeken ve infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbirine tabi kılınan mahkumiyet kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların müştekinin pencerenin korkuluğuna, beze sarılı şekilde bıraktığı anahtar ile kapıyı açarak eve girmeleri şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/1-b maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, adli sicil kayıtlarına göre, tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyetleri bulunan sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 23/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların müştekinin pencerenin korkuluğuna, beze sarılı şekilde bıraktığı anahtar ile kapıyı açarak eve girmeleri şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/1-b maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, adli sicil kayıtlarına göre, tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyetleri bulunan sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 23/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.