Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/32905 K.2013/21973
Tebliğname No : 2 - 2010/29056
**MAHKEMESİ:** Çiçekdağı Sulh Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 15/09/2009
**NUMARASI:** 2009/15 (E) ve 2009/54 (K)
SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hakaret olayının meydana geldiği yerin aleni olduğu gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK.nun 125. maddenin 4. fıkrasının uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın sorgusu sırasında iddianame ve eklerinin okunduğu, sanığın okunan belgelere karşı bir itirazının bulunmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki ilk duruşmaya iddianamenin kabulü kararı okunup, açıklamadan başlayarak 5271 sayılı CMK.nun 191/1. maddesine aykırı davranıldığına ilişkin 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1. maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2- Kararda, kanun yoluna başvurulacak merciin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 34/2. ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
3- Katılanın dosyaya yansıyan bir zararının belirlenemediği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilmeden, “katılanın zarar talebinin sanık tarafından giderilmemesi” şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
**MAHKEMESİ:** Çiçekdağı Sulh Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 15/09/2009
**NUMARASI:** 2009/15 (E) ve 2009/54 (K)
SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hakaret olayının meydana geldiği yerin aleni olduğu gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK.nun 125. maddenin 4. fıkrasının uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın sorgusu sırasında iddianame ve eklerinin okunduğu, sanığın okunan belgelere karşı bir itirazının bulunmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki ilk duruşmaya iddianamenin kabulü kararı okunup, açıklamadan başlayarak 5271 sayılı CMK.nun 191/1. maddesine aykırı davranıldığına ilişkin 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1. maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2- Kararda, kanun yoluna başvurulacak merciin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 34/2. ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
3- Katılanın dosyaya yansıyan bir zararının belirlenemediği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilmeden, “katılanın zarar talebinin sanık tarafından giderilmemesi” şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.