Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/26923 K.2013/7838
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan hapis cezası yerine adli para cezasının seçilmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmemesiyle ilgiliydi; mahkeme, bu eksikliği tespit ederek kararını bozdu. Mahkemenin sonucu, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle verilen kararla sanığın hapis cezası yerine adli para cezasının uygulanmasını gerektiren hükmün bozulmasıydı.
Tebliğname No: 4 - 2008/274417
MAHKEMESİ: Bayındır Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 09/10/2008
NUMARASI: 2008/45 (E) ve 2008/335 (K)
SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise seçilen cezanın alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde, hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığı halde, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan, yasada öngörülen seçenekli yaptırımlardan, adli para cezasının değil de hapis cezasının seçilmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeyip, sırf hapis cezasının neden alt sınırdan tayin edildiğine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suçlardan hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Bayındır Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 09/10/2008
NUMARASI: 2008/45 (E) ve 2008/335 (K)
SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise seçilen cezanın alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde, hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığı halde, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan, yasada öngörülen seçenekli yaptırımlardan, adli para cezasının değil de hapis cezasının seçilmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeyip, sırf hapis cezasının neden alt sınırdan tayin edildiğine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suçlardan hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.