Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/2132 K.2011/36123
Tebliğname No : 2 - 2009/128616
**MAHKEMESİ:** Haymana Asliye Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 04/02/2009
**NUMARASI:** 2009/40
SUÇ : Elektrik enerjisi hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1412 Sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca hüküm yalnız sanık tarafından yada onun lehine Cumhuriyet Savcısı, sanığın yasal temsilcisi ve eşi tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm önceki hükümde belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz. Söz konusu maddede yalnızca hükmün sanık tarafından ve sanık yararına yasada sayılan kişiler tarafından temyiz edilmesi halinde sanık aleyhine hükümde belirlenen cezadan daha ağır ceza verilemeyeceği düzenlenmiş olup 1412 Sayılı CMUK'ta yalnız katılanın temyizi üzerine sanık lehine hükmün bozulamayacağına ilişkin her hangi bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, tebliğnamedeki sanık lehine temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmadığına ilişkin düşünceye katılınmamıştır.
1-Suç tarihinde yürürlükte bulunan Kaçak ve Usulsüz Elektrik Kullanımı ve Güvence Bedellerine İlişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 122 nolu kararında "Bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesi yapmış olan müşteriler için kaçak elektrik enerjisi kullanma süresi; tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme ve son endeks okuma işlemlerinden en son yapılanın işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde bu süre iki kat olarak alınır. Bu sürenin dışında müşterinin kaçak elektrik enerjisi kullandığının doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak kullanımın başlangıç tarihi
itibariyle geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. Bu dönemdeki faturalar tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınarak gecikme zammı alınmaksızın düzenlenir" şeklinde belirtilmesi karşısında, dosya üzerinden alınan bilirkişi raporunda, 14.04.2002 tarihinden itibaren tüketimin %60 oranında azalmaya başlaması nedeniyle kaçak kullanımın bu tarihten başladığı kabul edilerek, suç tarihinden 782 gün öncesinden itibaren özel hat çekildiğinden bahisle kaçak elektrik bedelinin hesaplandığı ve buna göre dahi hesaplanan vergili kaçak bedelinin hafif değerde kaldığının anlaşılması karşısında; kurul kararına uygun olarak kaçak kullanım süresi usulüne uygun olarak belirlenip, kaçak olarak tüketilen elektrik bedeli normal tarifeye göre bilirkişiye hesaplattırıldıktan sonra, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin lehe ya da aleyhe uygulanacağı belirlenerek lehe aleyhe yasa tartışması yapılması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Davaya katılmasına karar verilen ve kovuşturma sırasında vekille temsil olunan kurum lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
**MAHKEMESİ:** Haymana Asliye Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 04/02/2009
**NUMARASI:** 2009/40
SUÇ : Elektrik enerjisi hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1412 Sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca hüküm yalnız sanık tarafından yada onun lehine Cumhuriyet Savcısı, sanığın yasal temsilcisi ve eşi tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm önceki hükümde belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz. Söz konusu maddede yalnızca hükmün sanık tarafından ve sanık yararına yasada sayılan kişiler tarafından temyiz edilmesi halinde sanık aleyhine hükümde belirlenen cezadan daha ağır ceza verilemeyeceği düzenlenmiş olup 1412 Sayılı CMUK'ta yalnız katılanın temyizi üzerine sanık lehine hükmün bozulamayacağına ilişkin her hangi bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, tebliğnamedeki sanık lehine temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmadığına ilişkin düşünceye katılınmamıştır.
1-Suç tarihinde yürürlükte bulunan Kaçak ve Usulsüz Elektrik Kullanımı ve Güvence Bedellerine İlişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 122 nolu kararında "Bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesi yapmış olan müşteriler için kaçak elektrik enerjisi kullanma süresi; tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme ve son endeks okuma işlemlerinden en son yapılanın işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde bu süre iki kat olarak alınır. Bu sürenin dışında müşterinin kaçak elektrik enerjisi kullandığının doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak kullanımın başlangıç tarihi
itibariyle geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. Bu dönemdeki faturalar tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınarak gecikme zammı alınmaksızın düzenlenir" şeklinde belirtilmesi karşısında, dosya üzerinden alınan bilirkişi raporunda, 14.04.2002 tarihinden itibaren tüketimin %60 oranında azalmaya başlaması nedeniyle kaçak kullanımın bu tarihten başladığı kabul edilerek, suç tarihinden 782 gün öncesinden itibaren özel hat çekildiğinden bahisle kaçak elektrik bedelinin hesaplandığı ve buna göre dahi hesaplanan vergili kaçak bedelinin hafif değerde kaldığının anlaşılması karşısında; kurul kararına uygun olarak kaçak kullanım süresi usulüne uygun olarak belirlenip, kaçak olarak tüketilen elektrik bedeli normal tarifeye göre bilirkişiye hesaplattırıldıktan sonra, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin lehe ya da aleyhe uygulanacağı belirlenerek lehe aleyhe yasa tartışması yapılması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Davaya katılmasına karar verilen ve kovuşturma sırasında vekille temsil olunan kurum lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.