Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/18998 K.2010/21748
Özet: Uyuşmazlık, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla ilgili itirazın kabulü ve kararın kaldırılmasına ilişkin kanun yararına bozma talebidir. Mahkeme, itiraza tabi olan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. fıkrası uyarınca geçerli olmadığını belirterek, kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmesine hükmedmiştir.
Görevli memura mukavemet, müessir fiil suçlarından sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 456/4, 251, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 1.200,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2008 tarihli ve 2008/548 esas, 2008/811 sayılı kararma yönelik itirazın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinde hapis cezasının ertelenmesi ve seçenek yaptırıma çevrilmesinin mümkün olmadığı, hapiste bırakılması gerekçesiyle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine ilişkin (ANKARA) 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/12/2008 tarihli ve 2008/1129 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 31/03/2010 gün ve 2009/3346/19971 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2010 gün ve 2010/88408 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2008 tarihli ve 2008/548 esas, 2008/811 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının 25/11/2008 tarihinde sanığa tebliğ edilmesine karşın, sanığın 03/12/2008 tarihinde itiraz ettiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268. maddesinde öngörülen yedi günlük sürenin geçirilmesi sebebiyle itirazın bu yönden reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca mahkeme kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kısmının itiraza tâbi olduğu, sanık hakkında tayin olunan cezaya ilişkin asıl hükmün ise, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi de dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılması durumunda temyiz kanun yoluna tâbi olacağı, itirazın sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden incelenmesi gerektiği cihetle, yargılamayı yapan mahkemenin itirazen incelenen dosyayı yeniden ele alıp yeni bir hüküm kurmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
3-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sadece sanık tarafından itiraz edilmiş olması karşısında, önceki hükümle belirlenen ve sanık için kazanılmış hak olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardan daha ağır ve sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2008 tarih 2008/548-811 sayılı kararı ile kasten yaralama suçundan 5271 sayılı CMK.’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, yokluğunda verilen karar 25.11.2008 günü sanığa tebliğ edilmiş, sanığın, 03.12.2008 günlü itirazı üzerine, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına, dosya üzerinde inceleme ile kesin olarak karar verilmiştir.
5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5. fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenleme nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi bulunan bu karar yönünden, itiraz merciince ancak 5271 sayılı yasanın 231. maddesindeki koşulların bulunup bulunmadığına ilişkin sınırlı bir değerlendirme yapılabilecek, anılan maddenin 5. fıkrası uyarınca henüz varlık kazanmamış olan hükmün denetlenmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2009/4-13 Esas, 2009/12 sayılı kararında da belirtildiği üzere, anılan yasanın 231 ve 271. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olacaktır. Hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabilecektir. Bu itibarla; açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra ancak temyiz incelemesine konu olabilmesi, temyiz yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu taktirde yasa yararına bozma yasayolu ile incelenebilecek olması ve ancak bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenebilecek olması karşısında, açıklanmayan ve hukuken varlık kazanmamış bulunan hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, itiraz yolu ile incelenmesi olanağı bulunmadığı gibi sanığın yasal süresi içerisinde bulunmayan itirazının öncelikle süreden reddine karar verilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (ANKARA) 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip keşinleşen 19.12.2008 gün ve 2008/1129 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 30.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2008 tarihli ve 2008/548 esas, 2008/811 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının 25/11/2008 tarihinde sanığa tebliğ edilmesine karşın, sanığın 03/12/2008 tarihinde itiraz ettiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268. maddesinde öngörülen yedi günlük sürenin geçirilmesi sebebiyle itirazın bu yönden reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca mahkeme kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kısmının itiraza tâbi olduğu, sanık hakkında tayin olunan cezaya ilişkin asıl hükmün ise, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi de dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılması durumunda temyiz kanun yoluna tâbi olacağı, itirazın sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden incelenmesi gerektiği cihetle, yargılamayı yapan mahkemenin itirazen incelenen dosyayı yeniden ele alıp yeni bir hüküm kurmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
3-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sadece sanık tarafından itiraz edilmiş olması karşısında, önceki hükümle belirlenen ve sanık için kazanılmış hak olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardan daha ağır ve sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2008 tarih 2008/548-811 sayılı kararı ile kasten yaralama suçundan 5271 sayılı CMK.’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, yokluğunda verilen karar 25.11.2008 günü sanığa tebliğ edilmiş, sanığın, 03.12.2008 günlü itirazı üzerine, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına, dosya üzerinde inceleme ile kesin olarak karar verilmiştir.
5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5. fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenleme nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi bulunan bu karar yönünden, itiraz merciince ancak 5271 sayılı yasanın 231. maddesindeki koşulların bulunup bulunmadığına ilişkin sınırlı bir değerlendirme yapılabilecek, anılan maddenin 5. fıkrası uyarınca henüz varlık kazanmamış olan hükmün denetlenmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2009/4-13 Esas, 2009/12 sayılı kararında da belirtildiği üzere, anılan yasanın 231 ve 271. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olacaktır. Hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabilecektir. Bu itibarla; açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra ancak temyiz incelemesine konu olabilmesi, temyiz yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu taktirde yasa yararına bozma yasayolu ile incelenebilecek olması ve ancak bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenebilecek olması karşısında, açıklanmayan ve hukuken varlık kazanmamış bulunan hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, itiraz yolu ile incelenmesi olanağı bulunmadığı gibi sanığın yasal süresi içerisinde bulunmayan itirazının öncelikle süreden reddine karar verilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (ANKARA) 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip keşinleşen 19.12.2008 gün ve 2008/1129 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 30.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.