Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/8430 K.2010/9927
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Elektrik hırsızlığı
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6. maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Tutanağa konu abonede suç tarihinden önce mühürleme işlemi yapıldığına dair 04.04.2003 tarihli tutanak karşısında, mührün konuluş amacına aykırı olarak, sayaçtan geçirmeksizin harici hat çekerek kaçak elektrik kullanılması eyleminin 765 sayılı TCK’ nın 492/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, ancak;
1-Yargıtay C. Başsavcılığınca 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/2. maddesi uyarınca duruşma yapılıp yeni bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iade edilmesinden önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 25.06.2003 tarihli kararda sanık hakkında hükmolunan para cezasının 647 Sayılı TCK.nun 5. maddesi uyarınca 10 eşit taksitle tahsiline karar verildiği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu hususun 1412 Sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bu kez hükmolunan para cezasının taksitlendirilmemesi,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekili duruşmaları takip etmeyen katılan lehine 120 YTL dilekçe yazma ücretine hükmolunması yerine, yazılı şekilde katılan vekili lehine 350 YTL ücrete hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükmolunan adli para cezasının birer ay arayla 10 eşit taksit halinde ödenmesine, “350 YTL vekalet ücretinin katılan vekiline verilmesine” dair kısmın hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine 120 YTL dilekçe yazma ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Elektrik hırsızlığı
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6. maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Tutanağa konu abonede suç tarihinden önce mühürleme işlemi yapıldığına dair 04.04.2003 tarihli tutanak karşısında, mührün konuluş amacına aykırı olarak, sayaçtan geçirmeksizin harici hat çekerek kaçak elektrik kullanılması eyleminin 765 sayılı TCK’ nın 492/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, ancak;
1-Yargıtay C. Başsavcılığınca 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/2. maddesi uyarınca duruşma yapılıp yeni bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iade edilmesinden önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 25.06.2003 tarihli kararda sanık hakkında hükmolunan para cezasının 647 Sayılı TCK.nun 5. maddesi uyarınca 10 eşit taksitle tahsiline karar verildiği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu hususun 1412 Sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bu kez hükmolunan para cezasının taksitlendirilmemesi,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekili duruşmaları takip etmeyen katılan lehine 120 YTL dilekçe yazma ücretine hükmolunması yerine, yazılı şekilde katılan vekili lehine 350 YTL ücrete hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükmolunan adli para cezasının birer ay arayla 10 eşit taksit halinde ödenmesine, “350 YTL vekalet ücretinin katılan vekiline verilmesine” dair kısmın hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine 120 YTL dilekçe yazma ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.