Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/43183 K.2011/8656
Özet: (1) Dava, sanığın hakaret ve tehdit suçlarıyla yargılanması, ceza infazı sırasında haklarından mahrum bırakılması ve uzlaştırma usullerinin eksik uygulanması nedeniyle usul hataları içeriyor; (2) Mahkeme, bu usul eksikliklerini ve ceza dönüşümündeki hatayı gerekçe göstererek hükmü bozar ve kararını 25.04.2011 tarihli oybirliği kararıyla verir.
Tebliğname No : 2 - 2007/187006
**MAHKEMESİ:** Bigadiç Sulh Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 17/04/2007
**NUMARASI:** 2007/89
SUÇ : Hakaret ve tehdit
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezası ile mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, sayılan haklardan hangilerinin ne kadar süreyle kullanılmasından yoksun bırakılması işleminin infaz aşaması sırasında nazara alınması mümkün görüldüğünden ve sanık hakkında hükmolunan cezaların ertelenmesine karar verilirken yargılama sürecindeki davranışlarına göre pişmanlık duyduğuna dair kanaat oluşmadığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken ise sanığın kişilik özellikleri ile duruşmalardaki tutum ve davranışlarının gözönünde bulundurulduğuna dair gerekçelerde isebetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine katılınmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın sabıkasına esas Dursunbey Sulh Ceza Mahkemesinin 18.10.2000 tarih, 298-337 sayılı ilamının silinme şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanunun 50/3.maddesi gereğince sanık hakkında tehdit suçundan tayin edilen 1 ay hapis cezasının aynı Kanunun 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2-Sanğa atılı hakaret suçu soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olup, sanıktan uzlaşmak isteyip istemediğinin sorulmadığı, sadece katılana uzlaşma önerisinde bulunulduğu ve katılanın uzlaşmak istemediğine ilişkin beyanı ile yetinildiği anlaşılmakla,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254.maddeleri uyarınca usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA,
25.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**MAHKEMESİ:** Bigadiç Sulh Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 17/04/2007
**NUMARASI:** 2007/89
SUÇ : Hakaret ve tehdit
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezası ile mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, sayılan haklardan hangilerinin ne kadar süreyle kullanılmasından yoksun bırakılması işleminin infaz aşaması sırasında nazara alınması mümkün görüldüğünden ve sanık hakkında hükmolunan cezaların ertelenmesine karar verilirken yargılama sürecindeki davranışlarına göre pişmanlık duyduğuna dair kanaat oluşmadığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken ise sanığın kişilik özellikleri ile duruşmalardaki tutum ve davranışlarının gözönünde bulundurulduğuna dair gerekçelerde isebetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine katılınmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın sabıkasına esas Dursunbey Sulh Ceza Mahkemesinin 18.10.2000 tarih, 298-337 sayılı ilamının silinme şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanunun 50/3.maddesi gereğince sanık hakkında tehdit suçundan tayin edilen 1 ay hapis cezasının aynı Kanunun 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2-Sanğa atılı hakaret suçu soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olup, sanıktan uzlaşmak isteyip istemediğinin sorulmadığı, sadece katılana uzlaşma önerisinde bulunulduğu ve katılanın uzlaşmak istemediğine ilişkin beyanı ile yetinildiği anlaşılmakla,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254.maddeleri uyarınca usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA,
25.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.