Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/32728 K.2011/13176
Özet: Gölbaşı (Ankara) Asliye Ceza Mahkemesi, 06/09/2006 tarihinde, elektrik enerjisi hırsızlığı davasında, 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin 765 sayılı TCK’nın 522. maddesiyle uyumlu olmadığını, uygulanma koşullarının yerine getirilmediğini belirterek, sanığın hukuki durumunu değerlendirmeden karar vererek hatalı işlem yaptığını tespit etmiştir; bu nedenle karar, 15.06.2011 tarihinde oybirliğiyle imkân gibi BOZULDU.
Tebliğname No: 6 - 2006/309518
MAHKEMESİ: Gölbaşı (Ankara) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 06/09/2006
NUMARASI: 2006/468
SUÇ: Elektrik enerjisi hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kaçak elektrik tespit tutanağına göre, binanın merdiven aydınlatmasına sayacın faz giriş ucundan bağlantı yapılarak sayaçtan geçirilmeden elektrik kullanıldığının belirlenmesi karşısında, binada sanık dışında kimsenin oturup oturmadığı, oturuyorsa sanığın binanın yöneticisi olup olmadığı araştırılıp, tutanak tanıkları da dinlendikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden ve 5237 sayılı kanunun 145. maddesinin 765 sayılı TCK’nun 522. maddesinin karşılığı olmadığı ve cezadan indirim yapması dışında bir benzerliğinin olmadığı ve olayda 5237 sayılı kanunun 145. maddesinin uygulanma koşulları bulunmamasına rağmen uygulama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Gölbaşı (Ankara) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 06/09/2006
NUMARASI: 2006/468
SUÇ: Elektrik enerjisi hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kaçak elektrik tespit tutanağına göre, binanın merdiven aydınlatmasına sayacın faz giriş ucundan bağlantı yapılarak sayaçtan geçirilmeden elektrik kullanıldığının belirlenmesi karşısında, binada sanık dışında kimsenin oturup oturmadığı, oturuyorsa sanığın binanın yöneticisi olup olmadığı araştırılıp, tutanak tanıkları da dinlendikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden ve 5237 sayılı kanunun 145. maddesinin 765 sayılı TCK’nun 522. maddesinin karşılığı olmadığı ve cezadan indirim yapması dışında bir benzerliğinin olmadığı ve olayda 5237 sayılı kanunun 145. maddesinin uygulanma koşulları bulunmamasına rağmen uygulama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.