Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/1794 K.2010/2298
Özet: Mahkeme, çocuk koruma kanunu çerçevesinde yargılamaya devamla, sanığın zararlandıran fiilini mertebe, uzlaştırma ve deliller incelendikten sonra şikayetten vazgeçme nedeniyle mevki Tek Teşhisinde düşürme kararı alarak bozulumayı onayi yerine düşürüldü.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten Yaralama
HÜKÜM: Şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığa atılı silahla müessir fiil suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olmayıp, ancak 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi uyarınca çocukların işlediği bu suçun da çocukların yararı gözetilerek uzlaşma kapsamına alındığı, sanığın çocuk olması nedeniyle suçun uzlaşma kapsamına girmesi, eylemi şikayete tabi suç haline dönüştürmeyeceğinden, yargılamaya devamla sanığın savunması alınarak mağdurlardaki yaralanmaların sabit iz oluşturup oluşturmadığı hususunda adli tıp kurumundan alınacak raporların sonucuna göre, mahkemenin görevli olup olmadığı da gözetilerek, 5395 Sayılı Kanunun 24 ve 5271 Sayılı CMK'nun 254. maddeleri delaletiyle aynı kanunun 253. maddesi uyarınca usulüne uygun uzlaştırma işlemlerinin tamamlanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, müştekilerin şikayetçi olmadığı, bu nedenle uzlaşmanın fiilen gerçekleştiğinden bahisle sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nun 73/8. maddesi gereğince yazılı şekilde düşürülmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kasten Yaralama
HÜKÜM: Şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığa atılı silahla müessir fiil suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olmayıp, ancak 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi uyarınca çocukların işlediği bu suçun da çocukların yararı gözetilerek uzlaşma kapsamına alındığı, sanığın çocuk olması nedeniyle suçun uzlaşma kapsamına girmesi, eylemi şikayete tabi suç haline dönüştürmeyeceğinden, yargılamaya devamla sanığın savunması alınarak mağdurlardaki yaralanmaların sabit iz oluşturup oluşturmadığı hususunda adli tıp kurumundan alınacak raporların sonucuna göre, mahkemenin görevli olup olmadığı da gözetilerek, 5395 Sayılı Kanunun 24 ve 5271 Sayılı CMK'nun 254. maddeleri delaletiyle aynı kanunun 253. maddesi uyarınca usulüne uygun uzlaştırma işlemlerinin tamamlanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, müştekilerin şikayetçi olmadığı, bu nedenle uzlaşmanın fiilen gerçekleştiğinden bahisle sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nun 73/8. maddesi gereğince yazılı şekilde düşürülmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.