Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku İcra ve İflas Hukuku
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/7100 K.2012/736
Özet: (1) Davacı, icra takibine konu edilen 13.796,87 TL’lik çekin sahte olduğunu iddia ederek, imzanın yetkiliye ait olmadığını ve aynı seri numarasına sahip gerçek çekin ödendiğini ileri sürerek borçlu olmadığını tespit etmeyi talep etti. (2) Mahkeme, çekin kopya olduğunu, imzanın davacı şirket temsilcilerine ait olmadığını ve 2.000,00 TL’lik gerçek çekin ödendiğini kabul ederek, davayı kısmen reddetti; davacının borçlu olmadığı ancak kötü niyet tazminatı talebinin reddedildiği hükmü verdi.
Mahkemesi: Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği 13.796,87 TL'lik çekdeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını bu belgenin kopyalama suretiyle üretilen sahte çek olduğunu, aynı seri numarasına sahip gerçek çekin ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin sahte çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 5 günlük yasal süre içinde imza itirazında bulunmadığını müvekkilinin takip konusu çekin iyi niyetli son hamili olduğunu belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller benimsenen Adli Tıp Kurumu raporuna göre davaya konu çekdeki imzanın davacı şirket temsilcilerine ait olmadığı, aynı seri numarasını taşıyan 2.000,00 TL'lik çekin ödendiği, bir başka ifade ile dava konusu çekin kopyalanmış bir çek olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacının icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği 13.796,87 TL'lik çekdeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını bu belgenin kopyalama suretiyle üretilen sahte çek olduğunu, aynı seri numarasına sahip gerçek çekin ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin sahte çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 5 günlük yasal süre içinde imza itirazında bulunmadığını müvekkilinin takip konusu çekin iyi niyetli son hamili olduğunu belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller benimsenen Adli Tıp Kurumu raporuna göre davaya konu çekdeki imzanın davacı şirket temsilcilerine ait olmadığı, aynı seri numarasını taşıyan 2.000,00 TL'lik çekin ödendiği, bir başka ifade ile dava konusu çekin kopyalanmış bir çek olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacının icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.