Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/4405 K.2017/8390
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık davasında Beraat hükmü vermiş, temyiz talebi reddinden sonra Mahkeme, 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK hükümleri uyarınca kararın BOZULMASINA ve yargılamanın bozma öncesi aşamasından başlayarak dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar vermiş.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Davanın dayanağını oluşturan orman muhafaza memurlarınca düzenlenen tutanakta sanığın dava konusu yeri açıp gübrelediğini babası ...'nun beyan etmesi, ...'nun tanık sıfatıyla Cumhuriyet Savcısınca alınan ifadesinde dava konusu yeri oğlunun kullandığını beyan etmesi, kolluk kuvvetleri, köy azası ... ile .... tarafından düzenlenen tutanakta dava konusu yerin sanığa ait olduğunun belirlenmesi, sanığın sorgusunda dava konusu yerin kendisine 2009 senesinde dedesinden kaldığını ancak hiç kullanmadığını, müdahele etmediğini, bu yeri amcası ...'na bırakmış olduğunu beyan etmesi karşısında sanığın amcas... hakkında suç duyurusunda bulunulup dava açılması halinde dava dosyalarının birleştirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Davanın dayanağını oluşturan orman muhafaza memurlarınca düzenlenen tutanakta sanığın dava konusu yeri açıp gübrelediğini babası ...'nun beyan etmesi, ...'nun tanık sıfatıyla Cumhuriyet Savcısınca alınan ifadesinde dava konusu yeri oğlunun kullandığını beyan etmesi, kolluk kuvvetleri, köy azası ... ile .... tarafından düzenlenen tutanakta dava konusu yerin sanığa ait olduğunun belirlenmesi, sanığın sorgusunda dava konusu yerin kendisine 2009 senesinde dedesinden kaldığını ancak hiç kullanmadığını, müdahele etmediğini, bu yeri amcası ...'na bırakmış olduğunu beyan etmesi karşısında sanığın amcas... hakkında suç duyurusunda bulunulup dava açılması halinde dava dosyalarının birleştirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.