Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/13416 K.2016/22973
Özet: Mahkeme, 5490 sayılı Kanun’un 68/1-c maddesine göre sanığın adres beyanı hatasını kabahatî olarak kabul ederek, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesiyle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesine göre kararını bozdu, ancak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24. maddesiyle idari para cezası verilmediğini, 20/2-c maddesinde soruşturma zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle aynı günü 01.12.2016’da oybirliğiyle hükmü revize etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5490 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın gerçekte ikamet etmediği halde nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı adres beyanında bulunmak şeklindeki eyleminin 5490 sayılı Kanun'un 68/1-c maddesinde düzenlenen kabahati oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca mahkemece idari yaptırım kararı verilebilecek ise de idari para cezasının miktarına göre aynı Kanun'un 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kabahatli (sanık) hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 01.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5490 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın gerçekte ikamet etmediği halde nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı adres beyanında bulunmak şeklindeki eyleminin 5490 sayılı Kanun'un 68/1-c maddesinde düzenlenen kabahati oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca mahkemece idari yaptırım kararı verilebilecek ise de idari para cezasının miktarına göre aynı Kanun'un 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kabahatli (sanık) hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 01.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.