Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/6552 K.2015/6477
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu: Yerel Mahkemece verilen 6831 sayılı Kanun’a aykırılık suçlamasıyla ilgili olarak, suça konu emvalin yerinin mera parseli mi yoksa orman kadastrosu sınırları içinde mi olduğu ve bu durumun hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı; ayrıca sanığın 1 gün adli para cezası fazla tazminatı, araçla taşınma zorunluluğu ve müsadere kararı gibi uygulamaların hukuka uygunluğu. (2) Mahkemenin sonucu: Temyiz isteğinin reddi gerekçeleri bulunmadığından işin esasına geçilerek, suça konu yerin mera parseli olduğu tespit edilip hırsızlık suçunun oluştuğu kabul edildi; sanığın 1 gün adli
Tebliğname No: 3 - 2013/274872
MAHKEMESİ: Siverek (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 23/05/2013
NUMARASI: 2011/887 (E) ve 2013/420 (K)
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahallinde yapılan keşif sonrası fen bilirkişisinin düzenlediği raporda, dava konusu yerin mera parseli içinde kaldığının belirtilmesine karşılık, orman mühendisi bilirkişinin düzenlediği raporda, dava konusu yerin kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının belirtilmesine göre; zabıt mümziinin de hazır edilerek yer gösterimiyle yeniden keşif yapılarak, suç konusu yerin kesinleşmiş orman sınırları içinde kalıp kalmadığı kesin şekilde saptanarak, mera parseli olduğunun anlaşılması halinde eylemin hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı da tartışılmadan, eksik kovuşturmayla sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1) Suça konu emvalin miktarına göre TCK’nın 61. maddesine göre temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmesi,
2) Sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91/1. maddesine göre temel ceza belirlendikten sonra, 91/1-2. cümle ile cezadan indirim yapılması ve daha sonra 91/4 maddesi uyarınca artırım yapılması yerine, yazılı şekilde hatalı uygulama yapılarak sanığa 1 gün karşılığı adli para cezasının fazla tayini,
3) 4. AU 6..plakalı 1975 model kamyon sanık tarafından nakil vasıtası olarak kullanılmış olup, dosyada mevcut belgeye göre aracın Y. D. adına tescilli olduğu, aracın mülkiyeti konusunda sanığın beyanının da bulunmadığı cihetle, aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığının tespitiyle, sanığa ait olduğunun veya malikinin iyiniyetli olmadığının anlaşılması halinde, dosyadaki bilgi ve belgeler gözetildiğinde suça konu emvalin hacim ve miktar itibariyle araçla taşınması zorunlu olup müsadere edilmesinin hakkaniyet ilkesine aykırı olmayacağı ve bu araçla ilgili daha önce verilen müsadere hükmünün açıklanmasının geri bırakıldığı düşünülerek aracın müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Siverek (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 23/05/2013
NUMARASI: 2011/887 (E) ve 2013/420 (K)
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahallinde yapılan keşif sonrası fen bilirkişisinin düzenlediği raporda, dava konusu yerin mera parseli içinde kaldığının belirtilmesine karşılık, orman mühendisi bilirkişinin düzenlediği raporda, dava konusu yerin kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının belirtilmesine göre; zabıt mümziinin de hazır edilerek yer gösterimiyle yeniden keşif yapılarak, suç konusu yerin kesinleşmiş orman sınırları içinde kalıp kalmadığı kesin şekilde saptanarak, mera parseli olduğunun anlaşılması halinde eylemin hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı da tartışılmadan, eksik kovuşturmayla sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1) Suça konu emvalin miktarına göre TCK’nın 61. maddesine göre temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmesi,
2) Sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91/1. maddesine göre temel ceza belirlendikten sonra, 91/1-2. cümle ile cezadan indirim yapılması ve daha sonra 91/4 maddesi uyarınca artırım yapılması yerine, yazılı şekilde hatalı uygulama yapılarak sanığa 1 gün karşılığı adli para cezasının fazla tayini,
3) 4. AU 6..plakalı 1975 model kamyon sanık tarafından nakil vasıtası olarak kullanılmış olup, dosyada mevcut belgeye göre aracın Y. D. adına tescilli olduğu, aracın mülkiyeti konusunda sanığın beyanının da bulunmadığı cihetle, aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığının tespitiyle, sanığa ait olduğunun veya malikinin iyiniyetli olmadığının anlaşılması halinde, dosyadaki bilgi ve belgeler gözetildiğinde suça konu emvalin hacim ve miktar itibariyle araçla taşınması zorunlu olup müsadere edilmesinin hakkaniyet ilkesine aykırı olmayacağı ve bu araçla ilgili daha önce verilen müsadere hükmünün açıklanmasının geri bırakıldığı düşünülerek aracın müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.