Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/7390 K.2018/4187
Özet: (1) Uyuşmazlık, polis memurunun kimlik göstermeme kararıyla ilgili, “görevi yaptırmamak için direnme” suçunun işlenip işlenmediğinin incelenmesinde; (2) Mahkeme, sanığın pasif direnişin suç barınağında yer almadığını, kanun hükmü gereği nefis kalarak “görevi yaptırmamak için direnme” suçunun kurulmadığını kabul ederek mahkumiyet kararı koydu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, sanığın polis memuru olan müştekilere kimlik göstermek istememesi eyleminin direnme niteliğinde olmaması, 04.01.2012 tarihli tutanak içeriğinde sanığın cebir veya tehdit niteliğinde bir eyleminin belirtilmemesi ve müşteki polis memuru ...’ın hazırlık beyanında sanığın diğer müştekiyi ittirdiğini söylemesi ancak mahkeme beyanında sanığın kendilerine karşı direnme eylemi olmadığını belirtmesi karşısında, anılan ifadeler arasındaki çelişki giderilmeye çalışılarak ve hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanıp, bunların ne surette direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurlarını oluşturduğu tartışılıp gösterilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de; sanığın eylemini, birden fazla mağdura karşı tek bir fiille gerçekleştirmiş olmasına karşın, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/03/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, sanığın polis memuru olan müştekilere kimlik göstermek istememesi eyleminin direnme niteliğinde olmaması, 04.01.2012 tarihli tutanak içeriğinde sanığın cebir veya tehdit niteliğinde bir eyleminin belirtilmemesi ve müşteki polis memuru ...’ın hazırlık beyanında sanığın diğer müştekiyi ittirdiğini söylemesi ancak mahkeme beyanında sanığın kendilerine karşı direnme eylemi olmadığını belirtmesi karşısında, anılan ifadeler arasındaki çelişki giderilmeye çalışılarak ve hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanıp, bunların ne surette direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurlarını oluşturduğu tartışılıp gösterilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de; sanığın eylemini, birden fazla mağdura karşı tek bir fiille gerçekleştirmiş olmasına karşın, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/03/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.