Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/44571 K.2017/13566
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 2015/44571 E. v. 2017/13566 K. davasında, suç vasfında yanıltıcı hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyet kararı verdiğini, Anayasa Mahkemesi kararının ardından hak yoksunluğunu uygulayamayacağını kabul ederek kararını bozup dosyayı esas mahkemeye kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süreleri, kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak:
1. Sanığın, yakalama kaydı olan babası hakkında yasal işlem yapmak isteyen polis memurlarına hitaben "… Siz kim oluyorsunuz, sana bir kafa atsam görürsün, beklemezsen kötü olur, … beni delirtmeyin, yoksa olacaklardan ben sorumlu değilim…” şeklindeki tehdit içeren sözlerini, görevli polis memurunun işlem yapmasına engel olmak için söylediği, sözlerde katılanlara yöneltilmiş bir hakaret ifadesinin bulunmadığı, eylemin bütün halinde sadece görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıyla hakaret ve tehdit suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme kısmen aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süreleri, kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak:
1. Sanığın, yakalama kaydı olan babası hakkında yasal işlem yapmak isteyen polis memurlarına hitaben "… Siz kim oluyorsunuz, sana bir kafa atsam görürsün, beklemezsen kötü olur, … beni delirtmeyin, yoksa olacaklardan ben sorumlu değilim…” şeklindeki tehdit içeren sözlerini, görevli polis memurunun işlem yapmasına engel olmak için söylediği, sözlerde katılanlara yöneltilmiş bir hakaret ifadesinin bulunmadığı, eylemin bütün halinde sadece görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıyla hakaret ve tehdit suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme kısmen aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.