Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/9535 K.2016/2354
Özet: Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesiyle uyumlu olmadığı, sanıkların sicil kaydındaki tekerrüre esas teşkil eden imzalar göz önünde bulundurulmadığı, Anayasa Mahkemesi’nin 53. madde iptal kararının etkisi dikkate alınmadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/2-b. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanıklar ... ve ...'nın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamların tekerrüre esas teşkil etmediği ve sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan Kartal 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/537 Esas, 2009/370 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas teşkil ettiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...'nın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/2-b. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanıklar ... ve ...'nın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamların tekerrüre esas teşkil etmediği ve sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan Kartal 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/537 Esas, 2009/370 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas teşkil ettiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...'nın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.