Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/7612 K.2015/11118
Özet: Uyuşmazlık, 2015 yılında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarıyla suça sürüklenen bir çocuğa karşı açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle yargılama gerekliliğinden kaynaklanmaktadır. Mahkeme, 15.12.2015 tarihinde oybirliğiyle, suça sürüklenen çocuğa ilişkin açılan davayı zamanaşımı nedeniyle düşürmüş ve kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından iddianame düzenlendiği, ancak hükmün hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulduğu anlaşılmakla, mala zarar verme suçu açısından mahkemesince karar verilmesi mümkün görülerek yalnızca hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçları yönünden yapılan incelemede,
Yakınanın mahkeme aşamasındaki beyanlarında işyerinin saat 19.00 civarında kapandığını, hırsızlık suçunu ise 22.30 civarında öğrendiğini söylediği, kolluk görevlilerinin olay ile ilgili tutanağında ise işyerinin 19.30 civarında kapatıldığının belirtildiği, soruşturma aşamasında suçu kabul eden suça sürüklenen çocuğun olay ile ilgili bir saat belirtmediği, kovuşturma aşamasında ise hatırlamadığını söylediğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde ... ilinde güneşin 19.46'da battığı, 5237 sayılı Yasa'nın 6/1-e maddesinde belirtilen gece vaktinin tanımı da gözönüne alındığında suçun gece vaktinden sayılan zaman diliminde işlendiğinin kesin olarak saptanamadığı, bu şüpheli durumun suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde 5237 sayılı Yasa'nın 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanması kanuna aykırı ise de;
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçu ile aynı Yasa'nın 116/2. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık asli zamanaşımının, suça sürüklenen çocuk hakkında kararın verildiği 01.04.2011 ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ve O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 15.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından iddianame düzenlendiği, ancak hükmün hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulduğu anlaşılmakla, mala zarar verme suçu açısından mahkemesince karar verilmesi mümkün görülerek yalnızca hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçları yönünden yapılan incelemede,
Yakınanın mahkeme aşamasındaki beyanlarında işyerinin saat 19.00 civarında kapandığını, hırsızlık suçunu ise 22.30 civarında öğrendiğini söylediği, kolluk görevlilerinin olay ile ilgili tutanağında ise işyerinin 19.30 civarında kapatıldığının belirtildiği, soruşturma aşamasında suçu kabul eden suça sürüklenen çocuğun olay ile ilgili bir saat belirtmediği, kovuşturma aşamasında ise hatırlamadığını söylediğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde ... ilinde güneşin 19.46'da battığı, 5237 sayılı Yasa'nın 6/1-e maddesinde belirtilen gece vaktinin tanımı da gözönüne alındığında suçun gece vaktinden sayılan zaman diliminde işlendiğinin kesin olarak saptanamadığı, bu şüpheli durumun suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde 5237 sayılı Yasa'nın 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanması kanuna aykırı ise de;
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçu ile aynı Yasa'nın 116/2. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık asli zamanaşımının, suça sürüklenen çocuk hakkında kararın verildiği 01.04.2011 ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ve O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 15.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.