Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/379 K.2018/757
Özet: 1. Uyuşmazlık: 17 Mart 2013 Miting Meydanı etkinliğiyle yürüyen bir grup ile bir milliyetçi grubun karşılaştığı olayda, bir çocuk tarafı olan grup içinde gerçekleşen gösteriyi 2911 sayılı Kanun kapsamında suç sayıp, 28/3 maddesiyle işleyen kişiler ve çocuk hakkında yapılan uygulamaları inceleyen bir mahkeme kararı. 2. Mahkemenin sonucu: 2911 sayılı Kanun 28/3 maddesi uyarınca doğrudan mahkumiyet değil erteleme kararı verildi ve karar, yanlış değerlendirilen kanun hükümleri, savunma hakkı ihlali ve cezai ölçütlerin iyiye göre ayarlanmadığı gerekçesiyle 15 Eylül 2018 tarihinde oybirliğiyle bozuldu.
Mahkemesi: Çocuk Mahkemesi
Suç: 2911 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 2911 sayılı Kanunun 28/3 maddesi ve TCK'nın 31/3, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyet, TCK'nın 51/1 maddesi uyarınca erteleme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Dosya kapsamına göre; 17.03.2013 tarihinde ... ili ... Miting Meydanında nevruz etkinliğinden çıkarak ... semtine doğru yürüyen grup ile kendilerini milliyetçi olarak tanıtan bir grubun karşılaştıkları, iki grup arasında başlayan sataşma sırasında yaralama ve mala zarar verme gibi suç oluşturacak eylemlerin gerçekleşmediği gibi grup içinde yer alan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı 2911 sayılı Kanunun 28. maddesinde belirtilen şekilde kanuna aykırı olarak yapılan gösteriyi düzenlediği, yönettiği veya düzenleyen ve yöneten kişilerin fiillerine iştirak etme suçlarının unsurları itibarı ile oluşmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a) İddianamede talep edilmemesine rağmen CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden 2911 sayılı Kanunun 28/3. maddesi ile uygulama yapılarak suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması,
b) Temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinde gösterilen ölçütler nazara alınmak suretiyle, TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak alt ve üst sınırlar arasında adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden alt sınırdan fazlaca uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza tayini,
c) Adli sicil kayıtlarına göre suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
d) Suça sürüklenen çocuklardan eşit olarak tahsili ile Hazineye irad kaydına karar verilen toplam 73,35 TL yargılama giderinden suça sürüklenen çocuğun hissesine düşen miktarın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: 2911 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 2911 sayılı Kanunun 28/3 maddesi ve TCK'nın 31/3, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyet, TCK'nın 51/1 maddesi uyarınca erteleme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Dosya kapsamına göre; 17.03.2013 tarihinde ... ili ... Miting Meydanında nevruz etkinliğinden çıkarak ... semtine doğru yürüyen grup ile kendilerini milliyetçi olarak tanıtan bir grubun karşılaştıkları, iki grup arasında başlayan sataşma sırasında yaralama ve mala zarar verme gibi suç oluşturacak eylemlerin gerçekleşmediği gibi grup içinde yer alan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı 2911 sayılı Kanunun 28. maddesinde belirtilen şekilde kanuna aykırı olarak yapılan gösteriyi düzenlediği, yönettiği veya düzenleyen ve yöneten kişilerin fiillerine iştirak etme suçlarının unsurları itibarı ile oluşmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a) İddianamede talep edilmemesine rağmen CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden 2911 sayılı Kanunun 28/3. maddesi ile uygulama yapılarak suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması,
b) Temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinde gösterilen ölçütler nazara alınmak suretiyle, TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak alt ve üst sınırlar arasında adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden alt sınırdan fazlaca uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza tayini,
c) Adli sicil kayıtlarına göre suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
d) Suça sürüklenen çocuklardan eşit olarak tahsili ile Hazineye irad kaydına karar verilen toplam 73,35 TL yargılama giderinden suça sürüklenen çocuğun hissesine düşen miktarın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.