‹ Ana sayfa
Yargıtay16. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/1336 K.2017/4239

Esas No: 2017/1336 · Karar No: 2017/4239 · Karar Tarihi: 30.05.2017
Özet: (1) Uyuşmazlık, 15.01.2013 tarihli gösteri yürüyüşü sırasında dağılma ihtarına rağmen devam eden eylemler nedeniyle kolluk kuvvetlerinin zor kullanması sonucu 2911 sayılı Kanun ve Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri altında suç unsurlarının bulunduğu iddialarıdır. (2) Mahkeme, başkalaştırılan eylemlerin 2911 sayılı Kanun 32/1 maddesi ve TCK 62, 52/2‑4 (ve 51) maddeleriyle uyumlu olduğunu, sanıkların dağılma ihtarına rağmen hareket ettiklerini ve bu nedenle mahkumiyetine karar vererek, ID5 ve 6545 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yargı kararını yürürlüğe koymuştur.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2911 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 1-Sanık ... hakkında; 2911 sayılı Kanunun 32/1, TCK'nın 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
2-Sanık ... hakkında; 2911 sayılı Kanunun 32/1, TCK'nın 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 15.01.2013 tarihinde gerçekleştirilen gösteri yürüyüşü ve basın açıklaması amacıyla düzenlenen toplantıya katılan ve dağılın ihtarı üzerine kolluk tarafından kurulan barikat önünde oturma eylemine başlayan sanıkların da içinde bulunduğu kişilerin dağılmaları yönünde yeniden ihtar yapılmasına rağmen dağılmamaları ve yürüyüşe geçmeleri üzerine kollukça zor kullanılarak yakalandıkları anlaşılmaktadır.

2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için, toplanan gruba dağılmaları yönünde ihtar yapılmalı, ihtara rağmen dağılmamaları halinde zor kullanmaya başvurulmalı, zor kullanmaya rağmen de failin dağılmamakta ısrar etmesi gerekmektedir.

Nitekim iddianamede de fiil; "dağılma anonsuna rağmen grup ile hareket eden şüphelilerin dağılmadıkları" şeklinde açıklanmış, gerekçeli kararda da; "kolluk kuvvetlerince yürüyüşe izin verilmeyerek dağılmaları yönünde yeniden ikazda bulunulmasına rağmen sanıkların dağılmadıkları ve boyacılar parkına girmek için harekete geçtikleri esnada kolluk kuvvetlerince yakalandıkları" sabit görüldüğünden mahkumiyetlerine karar verildiği belirtilmiştir.

Yukarıda özetlenen olayda sanıkların da içinde bulunduğu topluluğa dağılmaları yönünde ihtar yapılmasına rağmen, dağılmalarının sağlanması için bir zor kullanma ve sanıkların da bu zor kullanmaya karşı bir direnmeleri söz konusu olmaması nedeniyle üzerilerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilerek ayrı ayrı beraatleri yerine suçun unsurlarında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık ... hakkında hüküm kurulurken;
Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında re'sen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılması,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 30.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?