Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/1684 K.2018/1845
Özet: 1) Sanık, babasının kredi kartı borcunu ödemek amacıyla banka aracılığıyla babasına telefon numarasını alarak, babasına “parası” olduğunu söyleyip onu aldatıp 537 TL’yi soydu; 2) Mahkeme, bu eylemin nitelikli hırsızlık ve dolandırıcılık suçuna girdiğini kabul etmediği için sanığın mahkumiyet kararı bozuldu ve olay mahkemeye iade edildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM: TCK'nın 142/2-a, 62, 53, CMUK'nın 307/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli hırsızlık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ...'ın olay tarihinde babasının kredi kartı borcunu yatırmak için ... şubesine gidip banka içerisinde beklediği sırada sanığın yaklaşarak babasını tanıdığını söyleyip babasına ait telefon numarasını alarak banka içerisinde babası ... ile konuşuyormuş gibi yaptıktan sonra, sanığın katılana" birlikte dışarı çıkalım, sana bir yer göstereceğim, orada benim param var, onu da alıp gelelim, bende para yatıracağım " dediği, daha sonra birlikte dışarı çıktıkları, ... mağazasının önüne geldiklerinde sanığın katılana " sen burada bekle, bir paket getirecekler, elindeki parayı ver sen beklerken ben parayı yatırayım " dediği ve katılandan 537 TL’yi alarak menfaat temin etmiş olması karşısında sanığın eyleminin uzlaştırma işleminin gerçekleşmediğine dair 20.07.2017 tarihli raporun da göz önünde bulundurularak dosya kapsamına göre, TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
Sanık hakkında bozma öncesinde verilen hükmün aleyhine temyiz olmaması nedeniyle CMUK’nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakların saklı tutulması sırasında hüküm fıkrasında kanun maddesi olarak CMUK’nın 326/son maddesinin gösterilmesi gerekirken CMUK’nın 307/4. maddesinin gösterilmesi suretiyle hataya düşülmesi,
Kanuna aykırı olup, Katılan vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM: TCK'nın 142/2-a, 62, 53, CMUK'nın 307/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli hırsızlık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ...'ın olay tarihinde babasının kredi kartı borcunu yatırmak için ... şubesine gidip banka içerisinde beklediği sırada sanığın yaklaşarak babasını tanıdığını söyleyip babasına ait telefon numarasını alarak banka içerisinde babası ... ile konuşuyormuş gibi yaptıktan sonra, sanığın katılana" birlikte dışarı çıkalım, sana bir yer göstereceğim, orada benim param var, onu da alıp gelelim, bende para yatıracağım " dediği, daha sonra birlikte dışarı çıktıkları, ... mağazasının önüne geldiklerinde sanığın katılana " sen burada bekle, bir paket getirecekler, elindeki parayı ver sen beklerken ben parayı yatırayım " dediği ve katılandan 537 TL’yi alarak menfaat temin etmiş olması karşısında sanığın eyleminin uzlaştırma işleminin gerçekleşmediğine dair 20.07.2017 tarihli raporun da göz önünde bulundurularak dosya kapsamına göre, TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
Sanık hakkında bozma öncesinde verilen hükmün aleyhine temyiz olmaması nedeniyle CMUK’nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakların saklı tutulması sırasında hüküm fıkrasında kanun maddesi olarak CMUK’nın 326/son maddesinin gösterilmesi gerekirken CMUK’nın 307/4. maddesinin gösterilmesi suretiyle hataya düşülmesi,
Kanuna aykırı olup, Katılan vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.