Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/1827 K.2017/8256
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 51, 52/2 maddelerine dayanarak versiyormuş; ancak gözlenen delillerin 158/1-L maddesindeki nitelikli dolandırıcılık kriterlerini karşılamadığını, upayla elde edilmediğini ve yargılamanın yanlış olduğu sonucuna vararak, 5320 sayılı Kanun ve CMUK’ta belirtilen hükümler çerçevesinde kararı bozmuş, ceza miktarı bakımından kazanılan hakları saklı tutmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 51, 52/2 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanı telefonla arayan sanıkların, kendilerini polis olarak tanıttıkları Ankara Cumhuriyet Başsavcısı'nın eşine cep telefonundan hakaret ettiğinin tespit edildiği fakat yapılan araştırmada, sicilinin temiz olması ve eylemi telefon ve hesaplarını ele geçiren bir başkası tarafından yapıldığı, bu kişinin yakalanması için sanık ... hesabına 11.500 göndermesini istedikleri, katılanın bu meblağı sanığın hesabına gönderdiği, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda; eylemin 5237 sayılı 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 51, 52/2 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanı telefonla arayan sanıkların, kendilerini polis olarak tanıttıkları Ankara Cumhuriyet Başsavcısı'nın eşine cep telefonundan hakaret ettiğinin tespit edildiği fakat yapılan araştırmada, sicilinin temiz olması ve eylemi telefon ve hesaplarını ele geçiren bir başkası tarafından yapıldığı, bu kişinin yakalanması için sanık ... hesabına 11.500 göndermesini istedikleri, katılanın bu meblağı sanığın hesabına gönderdiği, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda; eylemin 5237 sayılı 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.