Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2016/3845 K.2017/12348
Özet: Mahkeme, 5237 sayılı TCK 158/1-L maddesi uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçunun sınıflandırılmadığını, üst derece Ağır Ceza Mahkemesine ait takdir gerektirdiğini belirterek, kararını bozmuş ve Sanığın ceza miktarı haklarını saklı tutarak 30/05/2017 tarihinde oybirliğiyle kararı değiştirerek 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52/2-4, 53. maddelerine dayalı mahkumiyetini iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kimliği tespit edilemeyen bir şahsın, katılan ...’yı arayarak, kendisini polis olarak tanıttığı, isminin suça karıştığından bahisle korkutarak kendisi ve diğer katılan ...’ya ait ziynet eşyaları ve 300 Euro yabancı parayı bozdurmak suretiyle sanık ... adına açılan banka hesabına havale yapmasını istediği, katılanın da havaleyi yaptığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; eylemin 5237 sayılı 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 30/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kimliği tespit edilemeyen bir şahsın, katılan ...’yı arayarak, kendisini polis olarak tanıttığı, isminin suça karıştığından bahisle korkutarak kendisi ve diğer katılan ...’ya ait ziynet eşyaları ve 300 Euro yabancı parayı bozdurmak suretiyle sanık ... adına açılan banka hesabına havale yapmasını istediği, katılanın da havaleyi yaptığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; eylemin 5237 sayılı 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 30/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.