‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/18947 K.2017/8495

Esas No: 2014/18947 · Karar No: 2017/8495 · Karar Tarihi: 03.04.2017
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 300.000 TL ve 700.000 TL'lik sahte senetleri tanık aracılığıyla icraya koyarak nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum edilmesine ilişkin temyizidir; Mahkeme, temyiz hakkını doğrulukla kabul ederek, sanığın mahkumiyet kararını bozmuş ve yeni bir karar davası açılmasına hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜM: TCK’nın 158/1-d, 35/2,52/2,53,51. maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılan tarafından beyaza atılan imzalarının bilgisayar ortamında ... biçiminde doldurarak sahte oluşturulan suça konu 300,000 ve 700,000 TL'lik senetleri tanık ... aracılığıyla icraya koyarak icra dairesi aracı kılınmak suretiyle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, dolandırıcılığa teşebbüs suçunda oluşmuş somut bir zarardan söz edilemeyeceği hususu da göz önünde bulundurularak, ayrıntıları ... Ceza Genel Kurulu’nun, 18.09.2012 tarih ve 2012/2-168-1776 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; koşullu bir düşme nedeni oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin objektif koşulların varlığı halinde, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin olan, seçenek yaptırıma veya tedbire çevirme ya da erteleme hükümlerinden önce CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasını isteyip istemediği açıkça sorularak ve 6008 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce re’sen, bu değişiklikten sonra ise, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi halinde mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanması gerektiğinden, suç tarihi itibariyle sabıka kaydı bulunmayan ve cezası bir daha suç işlemeyeceği kanaatiyle ertelenen sanık hakkında zararı gidermediğinden ve “kişilik özellikleri değerlendirilerek yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemece kanaat oluşmadığı” yönündeki çelişkili gerekçeyle CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 03/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?