‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/7808 K.2015/4154

Esas No: 2013/7808 · Karar No: 2015/4154 · Karar Tarihi: 05.02.2015
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanıkların altın dolandırıcılığı planıyla ilgili hileli davranışları ve bu eylemler sonucunda mağdurun zarar görmesi; Mahkemenin sonucu: Sanıklar için dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildi, ancak adli para cezası kısmı usul hatası nedeniyle düzeltilip yeniden onaylandı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanıkların amaç ve fikir birliği içerisinde hareket ederek sanıklardan ...'ın yönlendirmesi ve kurduğu plan doğrultusunda sanık ...'nin askerlik arkadaşı tanık ...'ı aradıkları, sanık ...'nin heyecanlanması üzerine telefonu alan diğer sanık ...'ın gömü bulduklarını, altınları satmak için yardım aradıklarını söylediği, bunun üzerine tanık ...'ın durumu anlattığı katılan ... ile birlikte Denizli'ye geldikleri, sanıklar ... ile ...'nin katılan ve tanığı karşıladıkları, sanık ...'ın numune olarak bir adet altın verdiği, katılan ve tanığın numunenin... altını olup piyasada alınıp satıldığını öğrenmeleri üzerine 75.000,00 TL para ile tekrar Denizli'ye gidip kalan altınları da almak istedikleri, sanık ... ile buluştukları, sanığın, sadece tanığın parayla birlikte gelmesini istediği, bir evin önünde durduklarında, tanığın parayı sanığa verdiği, sanık ...'ın altınları alıp geleceğini söyleyerek ortadan kaybolduğu somut olayda; 1-Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz inceleesinde; Sanık ...'ın ikrarı, teşhis tutanakları, katılan ve tanık beyanlarına göre dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 120 tam gün olarak tayin edilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün”, “100 gün” ve “2000,00 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80,00 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3-Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde; Sanığın inkara yönelik savunmasına karşın, gören ve bilen kimsenin bulunmadığı olayda diğer sanıkların sanık ...'ın kendilerini yönlendirdiklerine ilişkin atfı cürme yönelik beyanları dışında sanığın, ... ve ...'nin eylemlerine ne şekilde iştirak ettiği denetime izin verir şekilde izah edilip açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?