Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/7079 K.2015/729
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, bakkal sahibi olduğuna inanan katılanın sanığa 50 TL para verip, bu parayı iade etmeden sahiplenmesiyle güveni kötüye kullanma suçunun işlenip işlenmediği üzerinedir. (2) Mahkeme, sanığın parasını bozdurmaktan vazgeçip sahiplenerek güveni kötüye kullandığını kabul ederek 15/2013/7079 E. ve 2015/729 K. kararlarıyla mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda; katılanın bakkal sahibi olduğunu düşündüğü dükkan önünde bekleyen sanığa bozması için 50,00 TL para verdiği, parayı alan sanığın hızlıca olay yerinden uzaklaştığı ve katılanın parasını iade etmediği, sanığın parayı bozdurmaktan vazgeçip sahiplenmek suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir Hüküm verildikten sonra, katılanın 31/12/2010 havale tarihli dilekçeyle şikayetten vazgeçtiği dikkate alınarak ve sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda sanığın beyanı saptanarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de, sanık hakkında, TCK'nın 155/1. maddesi gereğince adli para cezasının yanında ayrıca hapis cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda; katılanın bakkal sahibi olduğunu düşündüğü dükkan önünde bekleyen sanığa bozması için 50,00 TL para verdiği, parayı alan sanığın hızlıca olay yerinden uzaklaştığı ve katılanın parasını iade etmediği, sanığın parayı bozdurmaktan vazgeçip sahiplenmek suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir Hüküm verildikten sonra, katılanın 31/12/2010 havale tarihli dilekçeyle şikayetten vazgeçtiği dikkate alınarak ve sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda sanığın beyanı saptanarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de, sanık hakkında, TCK'nın 155/1. maddesi gereğince adli para cezasının yanında ayrıca hapis cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.