Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/12433 K.2015/25683
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanığın cep telefonlarını tamir amacıyla alıp iade etmemesi nedeniyle “güveni kötüye kullanma” suçunun işlenip işlenmediğidir. (2) Mahkeme, sanığın bu eylemlerinin suç oluşturduğunu kabul ederek onu mahkum etti ve kararını bozarak yeni bir hüküm davası açılmasına izin verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan ... ve müşteki ... tanık... un iş yerinde iken, ...’ın telefonunun tamire ihtiyacı olduğunu beyan ettiği, o esnada orada bulunan sanığın telefon tamiri işi yaptığından söz ettiği, sanığın bu beyanı üzerine müşteki...’ın tamir edilmesi maksadıyla cep telefonunu sanığa verdiği, yine telefonunun bakıma ihtiyacı olduğunu söyleyen katılan...’ın da cep telefonunu bakım yapması için sanığa teslim ettiği, ancak sonrasında sanığın söz konusu telefonları iade etmediği ve bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Müştekilerin beyanlarında, sanık ile aynı anda görüştükleri ve telefonları tamir amacıyla aynı anda verdiklerini beyan etmeleri karşısında, aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmiş olması nedeniyle sanık hakkında bir kez ceza verilip 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasının artırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan ... ve müşteki ... tanık... un iş yerinde iken, ...’ın telefonunun tamire ihtiyacı olduğunu beyan ettiği, o esnada orada bulunan sanığın telefon tamiri işi yaptığından söz ettiği, sanığın bu beyanı üzerine müşteki...’ın tamir edilmesi maksadıyla cep telefonunu sanığa verdiği, yine telefonunun bakıma ihtiyacı olduğunu söyleyen katılan...’ın da cep telefonunu bakım yapması için sanığa teslim ettiği, ancak sonrasında sanığın söz konusu telefonları iade etmediği ve bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Müştekilerin beyanlarında, sanık ile aynı anda görüştükleri ve telefonları tamir amacıyla aynı anda verdiklerini beyan etmeleri karşısında, aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmiş olması nedeniyle sanık hakkında bir kez ceza verilip 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasının artırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.