‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/9970 K.2014/3970

Esas No: 2012/9970 · Karar No: 2014/3970 · Karar Tarihi: 04.03.2014
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların katılanı hileli davranışlarla aldatıp aracın parasını almadan devrini vermesiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığıdır; mahkeme, bu eylemlerin dolandırıcılık suçu teşkil ettiğini kabul ederek sanıkları mahkum etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanıkların katılan ...'un satmak amacıyla ... ilindeki araç pazarına götürdüğü aracı almak istediklerini söyleyip ve 11.000 TL'ye satımı konusunda anlaştıkları, sanık ...'ün katılana 250 TL değerinde bir cumhuriyet altını vererek ... ilçesi ... Köyüne aracı getirmesini istediği, sanıklardan...'ün aracın satışını katılandan istediği ve paranın yolda olduğunu söylediği, aracın devrini almak için ... ilçesine gitmek istedikleri ancak katılanın parayı almadan aracın devrini vermeyeceğini söylemesi üzerine sanıkların "bize güvenmiyor musun, sana açık senet verelim" diye söyleyerek katılanı hileli davranışlarıyla ikna ederek sanıklardan... ve ...'ün bedel kısmı boş olan senedi imzaladıkları ve katılana verdikleri, daha sonra notere giderek aracın devrini sanık ... üzerine yaptıkları ve katılanı aracın parasının evde olduğunu söyleyerek oyaladıkları, yine katılana vermiş oldukları cumhuriyet altınını da geri aldıkları, katılanın aracın parasını vermedikleri, böylece sanıkların hileli davranışlarla katılanı aldatıp kendilerine yarar sağladıkları gerekçeleriyle dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 100 tam gün olarak tayin edilmesi,
2-Sanık ... yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı kanun maddesinin 1. bendinde gösterilen hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün”, “2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, ve “2000 TL” ibaresi eklenmesi ve sanık ... hakkından kurulan hükümün ilgili kısmından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?