Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/22374 K.2013/1549
Özet: Uyuşmazlık, sanığın Güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2. maddesi uyarınca hapis ve adli para cezasına çarptırılmasıyla ilgili olup, bu kararın kanun yararına bozulmasını talep eden Yüksek Adalet Bakanlığı’nın başvurusuna dayanıyor; Mahkeme, 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14/12/2011 tarihli ve 2009/345 esas, 2011/377 sayılı kararını 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesine göre bozarak, ilgili işlemlerin mahallenin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiyine yönlendirdi.
Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-b maddesine göre mağdurun uğradığı zararı giderme ve tazmini seçenek yaptırımına çevrilmesine dair ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/12/2011 tarihli ve 2009/345 esas, 2011/377 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/12/2012 gün ve 2012/17520/67784 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/12/2012 gün ve 2012/303876 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Suç tarihinde avukat olarak görev yapan sanığın görevi nedeniyle işlediği iddia olunan suç yönünden yapılan soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, tebellüğ hakkı olan kovuşturma izni, son soruşturma açılması için iddianame ve son soruşturma açılması kararlarını tebellüğ etmeden, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince çıkarılan 24/02/2010 tarihli yakalama kararı üzerine, kolluk görevlilerince hazır edildiği 08/09/2011 tarihli oturumda mahkemesi huzurunda savunmasını yaptığı, aynı oturumda sanığa hakkındaki iddianamenin okunmasından sonra duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı bulunduğu ve iddia olunan suçun vasfına göre etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabileceği hususları hatırlatılmadan, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/11/2011 tarihli ve 2011/1-157 esas, 2011/223 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 176 ve 190/2. maddelerine aykırı davranılarak karar verilmesinde,
2-Sanık hakkında hükmolunan cezanın kısa süreli hapis cezası olması ve sabıka kaydının da bulunmaması karşısında, 5728 sayılı Kanun Ta değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca, sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda bir değerlendirme yapılmamasında, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14/12/2011 gün 2009/345 esas - 2011/377 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay c. Başsavcılığına TEVDİİNE, 30/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Suç tarihinde avukat olarak görev yapan sanığın görevi nedeniyle işlediği iddia olunan suç yönünden yapılan soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, tebellüğ hakkı olan kovuşturma izni, son soruşturma açılması için iddianame ve son soruşturma açılması kararlarını tebellüğ etmeden, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince çıkarılan 24/02/2010 tarihli yakalama kararı üzerine, kolluk görevlilerince hazır edildiği 08/09/2011 tarihli oturumda mahkemesi huzurunda savunmasını yaptığı, aynı oturumda sanığa hakkındaki iddianamenin okunmasından sonra duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı bulunduğu ve iddia olunan suçun vasfına göre etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabileceği hususları hatırlatılmadan, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/11/2011 tarihli ve 2011/1-157 esas, 2011/223 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 176 ve 190/2. maddelerine aykırı davranılarak karar verilmesinde,
2-Sanık hakkında hükmolunan cezanın kısa süreli hapis cezası olması ve sabıka kaydının da bulunmaması karşısında, 5728 sayılı Kanun Ta değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca, sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda bir değerlendirme yapılmamasında, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14/12/2011 gün 2009/345 esas - 2011/377 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay c. Başsavcılığına TEVDİİNE, 30/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.