‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/12151 K.2011/3878

Esas No: 2011/12151 · Karar No: 2011/3878 · Karar Tarihi: 24.10.2011
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın Güveni kötüye kullanmak suçundan yargılandığı ve mahkemenin 5237 sayılı TC Kanunu’nun 155/2 maddesi uyarınca 1 yıl hapis ile 500 TL adli para cezası öngördüğü kararının kanun yararına bozma talebine dayanıyor. (2) Mahkeme, kararın kesinleşmediğini belirterek kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE karar verdi ve sanığa yasa yollarını açıkça gösteren tebliğname düzenlenmesini, ardından dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesini emrederek süreci yeniden başlatmaya karar verdi.
Güveni kötüye kullanmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2, 52. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 500 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2007 tarihli ve 2007/278-583 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25.03.2008 gün ve 2008/17508 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2008 tarih ve 2008/080948 sayılı ihbar yazısında:
"Tüm dosya kapsamına göre;
Sanığın, aynı işyerinde birlikte çalıştığı müştekiye ait cep telefonunu bir günlüğüne konuşmak amacı ile aldığı halde, bir daha iş yerine uğramadığı ve cep telefonunu iade etmediği şeklinde belirlenen eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, aynı Kanun'un 155/2. maddesi uyarınca hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayininde"
İsabet görülmediğinden bahisle kararın kanun yararına bozulması Dairemizden istenilmiş olmakla;
Gereği Düşünüldü:
Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2007 gün ve 2007/278-583 karar sayılı yoklukta verilen kararının sanık ...’a tebliğ edildiği halde, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, ancak kısa ve gerekçeli kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “Yargıtay nezdinde 7 günlük temyiz süresine tabi olmak üzere….” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında kanun yollarına başvuru şeklinin ve süresinin yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, ayrıca sanığa gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde yeniden tebliğ edilmediği görüldüğünden açıklanan nedenlerle kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında;
1-) Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2007 gün ve 2007/278-583 karar sayılı ilamı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
2-) Sanığa anılan kararın, yasa yollarına başvuru süresini, merciini, yöntem ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?