Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/18896 K.2014/11649
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın şikayetçiye dolandırıcılık suçunu işleyerek 150 TL para alıp motoru teslim etmeden kaçmasıdır; mahkeme, sanığın hileli davranışlarla dolandırıcılık suçu işlemiş olduğunu kabul ederek mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin motorsikletinin daha önceden çalındığı, polis merkezine müracatta bulunduğu, işyerinde iken yanına sanığın gelerek kimliğini gösterip şikayetçiyi sorduğu, şikayetçinin kendisi olduğunu söylemesi üzerine, sanığın çalınan motorunun kimde olduğunu bildiğini, motoru çalan şahsın başka birine 250 TL'ye motorsikleti sattığını, bu motoru müştekiye getirebileceğini, şikayetçi olmamasını söylediği, şikayetçinin arkadaşı Yasin ile birlikte sanığın belirttiği eve gittikleri, sanığın hal ve hareketlerinin güven verdiği, şikayetçiden parayı vermesi halinde motoru getireceğini söylediği, şikayetçinin motoru görmeden para vermek istemediği, sanığın kimliğini vermeye kalkıştığı, para için ısrarda bulunduğu, ancak müştekinin teklifi kabul etmediği, motorun olduğu yere götüreceğini söyleyerek hep birlikte arabaya bindikleri, yaklaşık yüz metre uzaklığında bir sokağa götürdüğü, aracın durdurulmasını istediği, motorun kendisinde olduğunu söyleyerek 150 TL parayı verip hemen motoru getireceğini söylediği, "kalan 100 TL'yi de motoru getirince verirsiniz" dediği, şikayetçinin sanığa 150 TL parayı verdiği, sanığın parayı alıp araçtan indiği, bir daha gelmediği, bu eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, şikayetçi ve tanık beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın hileli davranışlarda bulunarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, "5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin motorsikletinin daha önceden çalındığı, polis merkezine müracatta bulunduğu, işyerinde iken yanına sanığın gelerek kimliğini gösterip şikayetçiyi sorduğu, şikayetçinin kendisi olduğunu söylemesi üzerine, sanığın çalınan motorunun kimde olduğunu bildiğini, motoru çalan şahsın başka birine 250 TL'ye motorsikleti sattığını, bu motoru müştekiye getirebileceğini, şikayetçi olmamasını söylediği, şikayetçinin arkadaşı Yasin ile birlikte sanığın belirttiği eve gittikleri, sanığın hal ve hareketlerinin güven verdiği, şikayetçiden parayı vermesi halinde motoru getireceğini söylediği, şikayetçinin motoru görmeden para vermek istemediği, sanığın kimliğini vermeye kalkıştığı, para için ısrarda bulunduğu, ancak müştekinin teklifi kabul etmediği, motorun olduğu yere götüreceğini söyleyerek hep birlikte arabaya bindikleri, yaklaşık yüz metre uzaklığında bir sokağa götürdüğü, aracın durdurulmasını istediği, motorun kendisinde olduğunu söyleyerek 150 TL parayı verip hemen motoru getireceğini söylediği, "kalan 100 TL'yi de motoru getirince verirsiniz" dediği, şikayetçinin sanığa 150 TL parayı verdiği, sanığın parayı alıp araçtan indiği, bir daha gelmediği, bu eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, şikayetçi ve tanık beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın hileli davranışlarda bulunarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, "5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.