Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/16935 K.2014/10401
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın elinde borçlu tarafından bedelsiz senet olarak verilen senetin, borcun bir kısmı ödenmiş olmasına rağmen kısmen veya tamamen tahsilde bulunarak kullanılmasıyla ilgili bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşup oluşmadığıdır. Mahkeme, yazılı delil eksikliği nedeniyle sanığın suçlamayı kabul etmediğini ve senedin bedelsiz kaldığını ispatlayamadığını değerlendirerek sanığa beraat kararını vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ: Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM: Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır. Somut olayda; aralarındaki hukuki ilişkiye karşılık olarak suça konu senedi sanığa veren katılanın borcunu haricen ödemesine rağmen, sanığın bu senede ilişkin icra takibi başlatarak bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddia olunmuş ise de; sanığın savunmalarında alacağını haricen alamadığından takip yaptığını belirterek suçlamaları kabul etmemesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24.03.1989 tarih ve 1998/1 Esas, 1989/2 Karar sayılı içtihadında da açıklandığı üzere, senedin bedelsiz kaldığının ya da anlaşmaya aykırı kullanıldığının yazılı delille ispatlanmasının zorunlu olmasına rağmen, katılanın borcunu ödediğine dair yazılı delil ibraz edememesi hususları gözetilerek, mahkemece sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Mersin 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararına sanık tarafından yapılan itiraz üzerine incelemenin Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nce yapılması ve Mersin’de birden çok asliye ceza mahkemenin olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemeler arasında zımni görev uyuşmazlığı bulunmadığı kabul edilerek tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır. Somut olayda; aralarındaki hukuki ilişkiye karşılık olarak suça konu senedi sanığa veren katılanın borcunu haricen ödemesine rağmen, sanığın bu senede ilişkin icra takibi başlatarak bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddia olunmuş ise de; sanığın savunmalarında alacağını haricen alamadığından takip yaptığını belirterek suçlamaları kabul etmemesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24.03.1989 tarih ve 1998/1 Esas, 1989/2 Karar sayılı içtihadında da açıklandığı üzere, senedin bedelsiz kaldığının ya da anlaşmaya aykırı kullanıldığının yazılı delille ispatlanmasının zorunlu olmasına rağmen, katılanın borcunu ödediğine dair yazılı delil ibraz edememesi hususları gözetilerek, mahkemece sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Mersin 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararına sanık tarafından yapılan itiraz üzerine incelemenin Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nce yapılması ve Mersin’de birden çok asliye ceza mahkemenin olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemeler arasında zımni görev uyuşmazlığı bulunmadığı kabul edilerek tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.