Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/65510 K.2013/9292
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanığın elinde borçlu tarafından bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olup, bu senedi kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması ve başkasına devretmesiyle bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturup oluşturmamasıdır. (2) Mahkeme, sanığın borçlu tarafından imzalı boş senedi üst kısmı doldurarak tahsil amacıyla icra ettiği gerekçesiyle, yazılı delil eksikliği nedeniyle bedelsiz senet kullanımının kanıtlanmadığını değerlendirerek beraat kararını vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Bedelsiz Senedi Kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanık ... ile katılan arasında yapılan alışveriş gereğince katılanın, borcuna karşılık suça konu imzalı boş senedi sanığa verdiği, katılanın borcunu haricen ödemesine rağmen bu senedin sanık tarafından üst kısmı doldurularak tahsil amacıyla icraya konulduğunun iddia edildiği olaya ilişkin yapılan yargılama sonucunda, sanığın katılanın borcunu haricen ödemediğine yönelik savunması, katılanın Dazkırı İcra Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada senetteki imzaya itiraz etmesi neticesinde aldırılan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’ne ait 22 Şubat 2007 tarihli raporda söz konusu senet üzerindeki imzanın katılana ait olduğunun tespit edildiği, ayrıca katılan tarafından borcun ödendiğine dair yazılı bir delil de ibraz edilemediği anlaşılmakla, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24.03.1989 gün ve 1998/1 esas, 1989/2 karar sayılı içtihadında açıklandığı üzere senedin bedelsiz kaldığının ya da anlaşmaya aykırı kullanıldığının yazılı delille ispatı zorunlu olduğu gözetilerek, mahkemece sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Bedelsiz Senedi Kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanık ... ile katılan arasında yapılan alışveriş gereğince katılanın, borcuna karşılık suça konu imzalı boş senedi sanığa verdiği, katılanın borcunu haricen ödemesine rağmen bu senedin sanık tarafından üst kısmı doldurularak tahsil amacıyla icraya konulduğunun iddia edildiği olaya ilişkin yapılan yargılama sonucunda, sanığın katılanın borcunu haricen ödemediğine yönelik savunması, katılanın Dazkırı İcra Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada senetteki imzaya itiraz etmesi neticesinde aldırılan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’ne ait 22 Şubat 2007 tarihli raporda söz konusu senet üzerindeki imzanın katılana ait olduğunun tespit edildiği, ayrıca katılan tarafından borcun ödendiğine dair yazılı bir delil de ibraz edilemediği anlaşılmakla, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24.03.1989 gün ve 1998/1 esas, 1989/2 karar sayılı içtihadında açıklandığı üzere senedin bedelsiz kaldığının ya da anlaşmaya aykırı kullanıldığının yazılı delille ispatı zorunlu olduğu gözetilerek, mahkemece sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.