Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/13717 K.2012/45511
Özet: Mahkeme, 31/03/2005 tarihli iddianamede “Resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkum edilen sanığın 01/02/2010 tarihli temyiz dilekçesinde “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetin sakla “bozma” kararını verdi, ancak yeniden yargılama gerektirmediği gerekçesiyle 13/12/2012 oybirliğiyle “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesini, kararı bozmayı kabul etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında 31/03/2005 tarihli iddianame ile "Resmi belgede sahtecilik" suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda mahkemece verilen 14/02/2008 tarih ve 2005/206 E.; 2008/43 K. Sayılı "mahkumiyet " hükmünün sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından incelendiği ve Dairenin 13/02/2009 tarih ve 2008/13215 E.; 2009/877 K. Sayılı kararı ile "onandığı" dosya kapsamından anlaşılmakla; mahkemenin kesinleşmiş dava hükmü hakkında verdiği 26/01/2010 gün ve 2009/117 E. 2010/14 K. Sayılı karar "hukuken yok hükmünde " kabul edilerek; sanık müdafiinin 01/02/2010 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyizi "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne hasredilerek yapılan incelemede;
26/01/2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hüküm-hükümlerin "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükmünün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında 31/03/2005 tarihli iddianame ile "Resmi belgede sahtecilik" suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda mahkemece verilen 14/02/2008 tarih ve 2005/206 E.; 2008/43 K. Sayılı "mahkumiyet " hükmünün sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından incelendiği ve Dairenin 13/02/2009 tarih ve 2008/13215 E.; 2009/877 K. Sayılı kararı ile "onandığı" dosya kapsamından anlaşılmakla; mahkemenin kesinleşmiş dava hükmü hakkında verdiği 26/01/2010 gün ve 2009/117 E. 2010/14 K. Sayılı karar "hukuken yok hükmünde " kabul edilerek; sanık müdafiinin 01/02/2010 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyizi "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne hasredilerek yapılan incelemede;
26/01/2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hüküm-hükümlerin "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükmünün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.