Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/65556 K.2013/9608
Özet: Satışçı sanığın, satılan aracın 3 haftalık kullanım bedelinin ödenmediği halde elinde bulundurulan bedelsiz senedi tahsil etme yetkisiyle kullanarak, mahkeme yargısının 23.05.2013 tarihli kararında bu unsurları suç bile şekline gelmediği gerekçesiyle kararı ONANMASIKİ kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Bedelsiz Senedi Tahsile Koyma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanığın, trafikte kendi adına kayıtlı olmayan aracını 10.000 TL bedelle katılana sattığı, katılanın da karşılığında 26.01.2006 vade tarihli 10.000 TL bedelli senedi sanığa verdiği, araç tesliminden 3 hafta sonra katılanın aracı beğenmemesi üzerine sanığa iade ettiği ancak aracın 3 haftalık kullanma bedeli üzerinde taraflar arasında anlaşmaya varılamaması üzerine sanığın elinde bulunan senedi ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2006/839 Esas sayılı üzerinden icra takibine koymak suretiyle bedelsiz senedi tahsile koyma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, 24/03/1989 tarih 1/2 sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince senet bedelinin ödendiğinin ancak yazılı delille ispatı gerektiğinden bahisle suçun unsurları itibariyle oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Bedelsiz Senedi Tahsile Koyma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanığın, trafikte kendi adına kayıtlı olmayan aracını 10.000 TL bedelle katılana sattığı, katılanın da karşılığında 26.01.2006 vade tarihli 10.000 TL bedelli senedi sanığa verdiği, araç tesliminden 3 hafta sonra katılanın aracı beğenmemesi üzerine sanığa iade ettiği ancak aracın 3 haftalık kullanma bedeli üzerinde taraflar arasında anlaşmaya varılamaması üzerine sanığın elinde bulunan senedi ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2006/839 Esas sayılı üzerinden icra takibine koymak suretiyle bedelsiz senedi tahsile koyma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, 24/03/1989 tarih 1/2 sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince senet bedelinin ödendiğinin ancak yazılı delille ispatı gerektiğinden bahisle suçun unsurları itibariyle oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.