Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/44353 K.2012/10988
Özet: (1) Sanığın, 3167 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan yargılanması ve temyiz sürecinin geçersiz kabul edilmesi konusundaki uyuşmazlık; (2) Mahkeme, sanığın temyiz talebini reddederek mahkumiyet kararı vermiş, ancak 5320 sayılı kanun çerçevesinde hükmün bozulması ve infazın durdurulmasına karar vererek serbest bırakılmasını sağlamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ:3167 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen kararın temyiz süresinin başlangıcının tebliğden itibaren olması nedeniyle tebliğnameye iştirak edilmemiştir, ancak; Sanığın yokluğunda verilen kararın sanığa tebliği sırasında adreste bulunmama nedeninin tebliğ tutanağına yazılmamış olması sebebiyle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesiyle anılan maddenin uygulanmasına yönelik Tebligat Tüzüğünün 28. maddesine göre tebliğ işleminin geçersiz olduğu, zira Tebligat Kanunu hükümlerine göre kapıya yapıştırma tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilebilmesi için muhatabın tebliğin yapılacağı sırada adreste bulunmayıp dağıtım saatlerinden sonra adrese geleceğinin belirli olmasının gerektiği, oysa ki bu hususun 17/07/2008 tarihinde imza altına alınan tebligat parçasından anlaşılamadığı bu nedenle temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, temyiz isteminin reddine dair 26/09/2008 gün ve 2008/41 esas ve 2008/578 sayılı ek- kararın kaldırılarak mahkemenin, 09/06/2008 gün ve 2008/41 esas ve 2008/578 sayılı kararının yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın, 10/03/2010 tarihli dilekçesindeki ödeme taahhüdü nedeniyle, 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı "Çek Kanunu"nun geçici 2. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, infazın durdurulmasına sanık bu suç nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise ve başka suçtan tutuklu ya da hükümlü bulunmadığı taktirde serbest bırakılmasının sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılına yazı yazılmasına 02.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ:3167 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen kararın temyiz süresinin başlangıcının tebliğden itibaren olması nedeniyle tebliğnameye iştirak edilmemiştir, ancak; Sanığın yokluğunda verilen kararın sanığa tebliği sırasında adreste bulunmama nedeninin tebliğ tutanağına yazılmamış olması sebebiyle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesiyle anılan maddenin uygulanmasına yönelik Tebligat Tüzüğünün 28. maddesine göre tebliğ işleminin geçersiz olduğu, zira Tebligat Kanunu hükümlerine göre kapıya yapıştırma tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilebilmesi için muhatabın tebliğin yapılacağı sırada adreste bulunmayıp dağıtım saatlerinden sonra adrese geleceğinin belirli olmasının gerektiği, oysa ki bu hususun 17/07/2008 tarihinde imza altına alınan tebligat parçasından anlaşılamadığı bu nedenle temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, temyiz isteminin reddine dair 26/09/2008 gün ve 2008/41 esas ve 2008/578 sayılı ek- kararın kaldırılarak mahkemenin, 09/06/2008 gün ve 2008/41 esas ve 2008/578 sayılı kararının yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın, 10/03/2010 tarihli dilekçesindeki ödeme taahhüdü nedeniyle, 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı "Çek Kanunu"nun geçici 2. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, infazın durdurulmasına sanık bu suç nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise ve başka suçtan tutuklu ya da hükümlü bulunmadığı taktirde serbest bırakılmasının sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılına yazı yazılmasına 02.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.