Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/42869 K.2012/4581
Özet: (1) Uyuşmazlık, 09.05.2006 tarihli mahkûmiyet kararı ve sonrasında yapılan temyiz başvurusu ile ilgili olarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kararın geçerliliği konusundadır. (2) Mahkeme, 26.01.2012 tarihli oy birliğiyle verilen kararda, 1412 sayılı CMUK’ın 321. maddesi uyarınca mahkûmiyet kararını bozmuş ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesine göre kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 3167 sayılı kanuna muhalefet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın doğrudan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre usulsüz olarak tebliğ edilmesi karşısında sanığın 21/07/2006 tarihli kanun yararına bozma dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde temyiz talebi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
09/05/2006 tarih ve 2005/221 E. 2006/545 K. sayılı infaza verilen ilk hükümde Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırı olarak karara karşı kanun yoluna başvuru şeklinin gösterilmemesi karşısında; anılan kararın kesinleşmediği, kesinleşmeyen bu karara karşı sanık müdafiinin 21/07/2006 havale tarihli yargılamanın yenilenmesi istemini içeren dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz başvurusu olduğu ve İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/07/2008 tarih, 2006/484 Esas, 2008/771 Karar sayılı yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi ile ilk hükmün "Onaylanmasına" ilişkin kararın yok hükmünde bulunduğu kabul edilerek, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2006 tarih ve 2005/221 Esas, 2006/545 Karar sayılı asıl hüküm yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır.
Sanık hakkında 09/05/2006 tarihinde verilen mahkûmiyet kararından sonra, inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca bir işlemin yapılmadığı ve 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26/01/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: 3167 sayılı kanuna muhalefet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın doğrudan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre usulsüz olarak tebliğ edilmesi karşısında sanığın 21/07/2006 tarihli kanun yararına bozma dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde temyiz talebi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
09/05/2006 tarih ve 2005/221 E. 2006/545 K. sayılı infaza verilen ilk hükümde Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırı olarak karara karşı kanun yoluna başvuru şeklinin gösterilmemesi karşısında; anılan kararın kesinleşmediği, kesinleşmeyen bu karara karşı sanık müdafiinin 21/07/2006 havale tarihli yargılamanın yenilenmesi istemini içeren dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz başvurusu olduğu ve İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/07/2008 tarih, 2006/484 Esas, 2008/771 Karar sayılı yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi ile ilk hükmün "Onaylanmasına" ilişkin kararın yok hükmünde bulunduğu kabul edilerek, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2006 tarih ve 2005/221 Esas, 2006/545 Karar sayılı asıl hüküm yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır.
Sanık hakkında 09/05/2006 tarihinde verilen mahkûmiyet kararından sonra, inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca bir işlemin yapılmadığı ve 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26/01/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.