Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/24357 K.2012/30802
Özet: Uyuşmazlık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve dolandırıcılık suçlarından dolayı sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz talepleridir; Asliye Ceza Mahkemesi, 5320 sayılı Kanun ve ilgili CMUK hükümleri çerçevesinde bu temyiz isteklerini reddederek, nitelikli dolandırıcılık suçunun zamanaşımı nedeniyle hükmü bozup sanığın kamu davasının düşmesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın bankanın maddi varlığı olan kredi kartını kullanarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin oluşa uygun olarak kabul edilmesi karşısında, eylemin 01/06/2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve lehe yasayı belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmekte ise de;
Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezasının miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’un 102/4. ve 104/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihi olan 08/05/2004 tarihinden temyiz inceleme gününe kadar dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın bankanın maddi varlığı olan kredi kartını kullanarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin oluşa uygun olarak kabul edilmesi karşısında, eylemin 01/06/2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve lehe yasayı belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmekte ise de;
Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezasının miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’un 102/4. ve 104/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihi olan 08/05/2004 tarihinden temyiz inceleme gününe kadar dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.