‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/21146 K.2013/5708

Esas No: 2011/21146 · Karar No: 2013/5708 · Karar Tarihi: 28.03.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanığın müşterinin motorsikletini alıp kaçmasıyla dolandırıcılık suçunu işlemesi iddiasıdır; Mahkeme, sanığı dolandırıcılıktan mahkum ettiğini kabul ederek kararını bozarak 28 Mart 2013’te oybirliğiyle iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir.

Motorsikletiyle bir yere gitmek üzere hazırlık yapan müştekinin yanına yaklaşan sanığın, servisten geldiğini, motorsikletini kontrol etmesi gerektiğini söylediği, sanığın motorsikletiyle gelmesine ve giysisinin üzerinde servis armasının bulunmasına güvenen müştekinin tamir için motorsikletini sanığa verdiği, sanığın bindiği motorsikleti olay yerinde bırakıp müştekinin motorsikletini alarak kaçtığı somut olayda, müşteki tarafından motorsikletin zilyetliğinin kısa bir süre için sanığa devredilmiş ve zilyetliğin devir iradesininin gerçekleşmemiş olması karşısında, sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?