Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/19643 K.2013/4005
Özet: Uyuşmazlık, sanığın katılımcıyı sahte kimlik ve hileli davranışlarla dolandırarak pasaport, gemi cüzdanı ve vize işlemleri için 500 TL alması üzerine dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmadığıdır. Mahkeme, dolandırıcılık suçunu kabul ederek sanığı mahkum etti ve adli para cezasını düzelterek 80 TL olarak belirledi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın, 03/12/2005 tarihli ... gazetesinde verilen “Turizm şirketine yatılı güvenlikçiler, ... ...” yazılı küçük ilandaki cep telefonunu aradığı, kendisini ... ... olarak tanıtan sanığın, katılandan pasaport ve gemi cüzdanı için 250 TL para göndermesini istediği, daha sonra da vize işlemleri için 250 TL daha istediği, katılanın da aynı gün farklı saatlerde iki defa banka havalesi yoluyla paraları gönderdiği, ancak katılanın herhangi bir işe alınmadığı gibi parasının da iade edilmediği anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, katılandan önce pasaport ve gemi cüzdanı için 250 TL, sonra da vize işlemleri için 250 TL para aldığı anlaşıldığından, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu zincirleme şekilde işlemesi nedeniyle, cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak
Adli Para cezası hesaplanırken, 5237 sayılı TCK'nın 52/1. maddesi uyarınca tam gün sayısı belirlenmiş ise de; aynı Kanunun 61/8. maddesi gereğince artırım ve indirimlerin belirlenen gün üzerinden yapılmasını müteakip, 52. maddenin 2. fıkrası uyarınca belirlenen miktar ile gün sayısının çarpılması suretiyle para cezasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "100 TL" "86 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılaak yerine, sırasıyla "4 gün" ve (4 gün X 20 TL = 80 TL) "80 TL" adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın, 03/12/2005 tarihli ... gazetesinde verilen “Turizm şirketine yatılı güvenlikçiler, ... ...” yazılı küçük ilandaki cep telefonunu aradığı, kendisini ... ... olarak tanıtan sanığın, katılandan pasaport ve gemi cüzdanı için 250 TL para göndermesini istediği, daha sonra da vize işlemleri için 250 TL daha istediği, katılanın da aynı gün farklı saatlerde iki defa banka havalesi yoluyla paraları gönderdiği, ancak katılanın herhangi bir işe alınmadığı gibi parasının da iade edilmediği anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, katılandan önce pasaport ve gemi cüzdanı için 250 TL, sonra da vize işlemleri için 250 TL para aldığı anlaşıldığından, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu zincirleme şekilde işlemesi nedeniyle, cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak
Adli Para cezası hesaplanırken, 5237 sayılı TCK'nın 52/1. maddesi uyarınca tam gün sayısı belirlenmiş ise de; aynı Kanunun 61/8. maddesi gereğince artırım ve indirimlerin belirlenen gün üzerinden yapılmasını müteakip, 52. maddenin 2. fıkrası uyarınca belirlenen miktar ile gün sayısının çarpılması suretiyle para cezasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "100 TL" "86 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılaak yerine, sırasıyla "4 gün" ve (4 gün X 20 TL = 80 TL) "80 TL" adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.