Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/19307 K.2012/7508
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 02.11.2006 tarihli dolandırıcılık mahkumiyet kararı sonrası tarama ve temyiz sürecinde, 09.02.2012 tarihli kararla mahkumiyet kararının BOZULMASINI ve süresinin dolması nedeniyle 5271 sayılı CMK uyarınca DÜŞMESİNİ TELEKİZLEYİp; kararın kabulüyle sonuçlandığını ilan etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.06.2009 tarih ve 104/83 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığın yokluğundan verilen hükmün, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberi olmayan sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerektiği bu kapsamda gerekçeli kararın daha sonradan sanığa, 12.06.2009 tarihinde tebliğ edildiği, aynı gün kararın sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınarak, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilip, mahkemenin 07.02.2007 gün ve 2004/486 esas, 2006/453 karar sayılı temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılarak, sanığın esasa dair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezasının miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK'un 102/4. maddesine göre hesaplanan beş yıllık asli dava zamanaşımının; mahkumiyet kararının verildiği 02.11.2006 ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.06.2009 tarih ve 104/83 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığın yokluğundan verilen hükmün, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberi olmayan sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerektiği bu kapsamda gerekçeli kararın daha sonradan sanığa, 12.06.2009 tarihinde tebliğ edildiği, aynı gün kararın sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınarak, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilip, mahkemenin 07.02.2007 gün ve 2004/486 esas, 2006/453 karar sayılı temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılarak, sanığın esasa dair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezasının miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK'un 102/4. maddesine göre hesaplanan beş yıllık asli dava zamanaşımının; mahkumiyet kararının verildiği 02.11.2006 ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.