Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/16091 K.2012/41488
Özet: (1) Olay, bir kiralama şirketinden araç kiralayan bir kişinin, aracı tanıdığı sanığa teslim etmesi ve sanığın aracı geri getirmeyerek güveni kötüye kullanma suçunu işlemesi üzerine; (2) Mahkeme, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılamayacağını belirterek, temyiz itirazlarını reddetmiş ve mahkumiyet kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılanın oto kiralama işyerinden bir araç kiraladıktan sonra daha önce tanıdığı sanıkla bir çay bahçesinde oturdukları, sanığın eve gidip gelmek üzere aracı katılandan istediği, katılanın aracı sanığa teslim etmesine rağmen aracın sanık tarafından getirilmeyerek güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılanın oto kiralama işyerinden bir araç kiraladıktan sonra daha önce tanıdığı sanıkla bir çay bahçesinde oturdukları, sanığın eve gidip gelmek üzere aracı katılandan istediği, katılanın aracı sanığa teslim etmesine rağmen aracın sanık tarafından getirilmeyerek güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.