‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/14997 K.2011/13231

Esas No: 2011/14997 · Karar No: 2011/13231 · Karar Tarihi: 30.11.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın şikayetçiye ait kimlik belgesini çalarak kendisini köylü olarak tanıtarak 700 TL tutarında alışveriş yapıp ödemeden kaçmasıyla dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmadığı. Mahkeme, bu eylemin dolandırıcılık olduğunu kabul ederek sanığı mahkum etti ve kararını bozma gerekçesiyle 30 Kasım 2011’de oybirliği ile iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; Sanığın şikayetçiye ait ... yerine gelip kimliğini çıkartarak kendisini şikayetçinin köylüsü gibi tanıtıp güven sağlayarak 700 YTL tutarında alışveriş yaptığı, ödeme yapmak için kredi kartını arabadan getireceğini beyan edip katılana ait mağazadan satın aldığı malları alarak bedelini ödemeden kaçmaktan ibaret eyleminin, dolandırıcılık olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamış, sanık hakkındaki Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2006 tarihli mahkumiyet hükmünün suç tarihinden sonra verilmesi nedeniyle tekerrüre esas olmadığı halde bu mahkumiyetin esas alınması, Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2005 tarihinde kesinleşen 11.04.2005 tarihli hükmü karşısında bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın sabıkalarının çokluğu karşısında ceza tayin olunurken alt sınırdan uzaklaşılması isabetli ise de; TCK.nın 61. maddesinde belirtilen hususların gözönünde bulundurulması ve dosya içeriği ile uyumlu somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği halde ve işlemiş olduğu dolandırıcılık suçunda, mağdurun uğramış olduğu 700 YTL.lik zararın suç tarihi itibariyle paranın satın alma gücü de dikkate alındığında hafif olduğundan hak ve nesafet kuralları gözetilmeden yasal tabirler tekrarlanmak suretiyle enüst sınırdan ceza tayini suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?