Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/3048 K.2012/4004
Özet: Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılmış; davalıya tebliğ yapılmamış ve mahkeme kesin hükümden sonra reddi, temyiz sonucunda mahkeme kararını bozmamış, ancak hukuki dinlenme hakkının ihlalini titizlikle yerine getirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.04.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılmıştır.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, kesin hükmün varlığından dolayı dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 27. maddesine göre; davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenme hakkına sahiptir. Bu hak, hiç kuşkusuz açıklama ve ispat hakkını da kapsar. Kısaca, davanın tarafı olduğu halde yöntemine uygun çağırılıp dinlenmeden bir kimsenin leh ve aleyhine hüküm tesisi olanağı yoktur.
Somut olayda, davalıya duruşma gününü içerir dava dilekçesi gönderilmiş, ancak tebliğ edilememiştir. Mahkemece, tebliğ için başkaca inceleme ve araştırma yapılmadan kesin hükümden söz edilerek dava reddedilmiştir. Dolayısıyla, davalının hukuki dinlenme hakkının ihlal edildiği anlaşılmaktadır.
Belirtilen bu eksiklik, usule esaslı aykırılık teşkil ettiğinden, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.04.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılmıştır.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, kesin hükmün varlığından dolayı dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 27. maddesine göre; davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenme hakkına sahiptir. Bu hak, hiç kuşkusuz açıklama ve ispat hakkını da kapsar. Kısaca, davanın tarafı olduğu halde yöntemine uygun çağırılıp dinlenmeden bir kimsenin leh ve aleyhine hüküm tesisi olanağı yoktur.
Somut olayda, davalıya duruşma gününü içerir dava dilekçesi gönderilmiş, ancak tebliğ edilememiştir. Mahkemece, tebliğ için başkaca inceleme ve araştırma yapılmadan kesin hükümden söz edilerek dava reddedilmiştir. Dolayısıyla, davalının hukuki dinlenme hakkının ihlal edildiği anlaşılmaktadır.
Belirtilen bu eksiklik, usule esaslı aykırılık teşkil ettiğinden, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.