‹ Ana sayfa
Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/11328 K.2016/8140

Esas No: 2016/11328 · Karar No: 2016/8140 · Karar Tarihi: 29.11.2016
Özet: (1) Sanık, cinsel taciz suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca adli para cezası ve denetim süresiyle cezalandırıldı; (2) Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın yeni bir suç işlemesi nedeniyle önceki hükmün açıklanmasına karar vererek 1.500 TL adli para cezasını yeniden uyguladı ve mahkeme kararı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Cinsel taciz suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 105/1, 62/1, 52. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulmasına dair Çanakkale 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.05.2011 gün ve 2010/350 Esas, 2011/497 sayılı Kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle daha önce verilen hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 105/1, 62/1, 52. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair .... Asliye Ceza Mahkemesinin 26.07.2016 gün ve 2016/424 Esas, 2016/730 sayılı Kararını kapsayan dosya incelendi.

.... Asliye Ceza Mahkemesince dosya üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda sanığın 1.500.00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19.09.2008 gün ve 2008/12198 Esas, 2008/9890 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılmasını müteakip, sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra denetime olanak sağlayacak şekilde hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.10.2016 gün ve 94660652-105-17-11401-2016-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdi kılınmakla gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu anlaşıldığından... Asliye Ceza Mahkemesinin 26.07.2016 gün ve 2016/424 Esas 2016/730 sayılı Kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?