Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2015/3382 K.2015/6938
Özet: (1) Sanığın 2005 Mayıs ayında çocuğa yönelik cinsel taciz ve basit istismar eylemi nedeniyle suçun sarkıntılık olarak değerlendirilmesi. (2) Mahkeme, suçun zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davayı düşürmeye karar verdi.
Sanık ... hakkında cinsel taciz suçundan yapılan yargılama sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.10.2011 gün ve 2008/153 Esas, 2011/29 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 23.02.2015 gün ve 2013/9249 Esas, 2015/2062 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2015 gün ve KD-2012/144631 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 23.02.2015 gün, 2013/9249 Esas, 2015/2062 Karar sayılı onama kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA, karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tüm dosya içeriğinden sanığın mağdura yönelik eylemini 2005 yılı Mayıs ayında gerçekleştirdiği anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle eylemin 765 sayılı TCK'nın 421/2. maddesinde yazılı sarkıntılık suçunu oluşturduğu, bu suça dair anılan kanun maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 2005 yılı Mayıs ayından, inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 23.02.2015 gün, 2013/9249 Esas, 2015/2062 Karar sayılı onama kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA, karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tüm dosya içeriğinden sanığın mağdura yönelik eylemini 2005 yılı Mayıs ayında gerçekleştirdiği anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle eylemin 765 sayılı TCK'nın 421/2. maddesinde yazılı sarkıntılık suçunu oluşturduğu, bu suça dair anılan kanun maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 2005 yılı Mayıs ayından, inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.