Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/8459 K.2017/3922
Özet: Çocuk cinsel istismarı suçlamasında kilit ahvet, izinli, maddi kanıtlara dayanmayan tarmaçı cinayete hükmederek, 2017 Asliye Ceza Mahkemesi’nin hükmünü, 14.09.2017 tarihinde oybirliğiyle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine göre 321. sayılı CMUK’a göre bozulmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın aşamalarda suçu inkara yönelik istikrarlı savunması, tanıkların bilgilerinin görgüye dayalı olmayıp mağdurenin anlatımına dayalı olması ve sanığın husumete ilişkin savunmasının aksinin kanıtlanamaması, mağdurenin şikayetçi olmadan önceki dönemde annesi tarafından sanık hakkında başka bir olayla ilgili şikayetçi olunması üzerine bilgi sahibi sıfatıyla verdiği kolluk ifadesinde kendisine yönelik eylemlerden bahsetmemesi, olayın ortaya çıkış şekli ve zamanı ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında, cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Hüküm kurulurken TCK'nın 43. maddesi uyarınca yapılacak arttırımın, aynı Kanunun 103/1, 103/3. maddeleri gereğince belirlenen ceza üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden TCK'nın 61. maddesindeki sıralamaya aykırı olacak şekilde 103/1. maddesi üzerinden yapılması suretiyle cezanın eksik tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın aşamalarda suçu inkara yönelik istikrarlı savunması, tanıkların bilgilerinin görgüye dayalı olmayıp mağdurenin anlatımına dayalı olması ve sanığın husumete ilişkin savunmasının aksinin kanıtlanamaması, mağdurenin şikayetçi olmadan önceki dönemde annesi tarafından sanık hakkında başka bir olayla ilgili şikayetçi olunması üzerine bilgi sahibi sıfatıyla verdiği kolluk ifadesinde kendisine yönelik eylemlerden bahsetmemesi, olayın ortaya çıkış şekli ve zamanı ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında, cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Hüküm kurulurken TCK'nın 43. maddesi uyarınca yapılacak arttırımın, aynı Kanunun 103/1, 103/3. maddeleri gereğince belirlenen ceza üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden TCK'nın 61. maddesindeki sıralamaya aykırı olacak şekilde 103/1. maddesi üzerinden yapılması suretiyle cezanın eksik tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.